-
temettü portföyünü her ay sonunda fırça darbeleriyle çevirip durduğum ilk yılda elde ettiğim getiriyi, sonrasında hiç dokunmadan beklediğim sürede fazlasıyla gördüm. piyasada en sabırsız kişi bile bir süre sonra kendi portföyünün pasifliğinden medet umuyor, bu da aslında sağlıklı tarafın en dursuz olanı.
-
sabır demek hiçbir şeye bakmayıp beklemek değil, portföyü belirli aralıklarla gözden geçirip gereksiz işlem yapmamak. temettü toplaya toplaya on yıla yayılan getiriyi üç ayda yakalamaya çalışıp komisyon ödemek çoğu kişinin kendine attığı kazık oluyor.
-
sabır denince insanlar 'hiç satmamak' sanıyor, oysa mesele düştüğünde panik yapmamak ve yükseldiğinde büyüklenmemek. bir portföyü 5 yıl tutabilmen için düşüş dönemlerinde duygusal olarak ayakta kalman gerek; ben ilk yılımda kırmızıya tahammül edemeyip kuşa çevirdim, sonra tekrar aldım, spread ve komisyon ödedim, elde var sıfır. sabır bir strateji değil, stratejinin çalışmasına izin verme hali.
doğrusu o vadeyi seçerken taahhüt etmen: ne zaman, hangi durumda satacağını planlamak, kaybettiğinde özeleştiri yapabilmek. son iki yılda temettü reel getiriyi taşıdı mesela, ekrandaki dalga boyu kesmiyor, o yüzden sadeleştirdim ve işlem sıklığımı düşürdüm, portföy de rahatladı ben de.
-
sabır demek beklemek değil, düşerken panik satışı yapmamak ve çıkarken tamdıbını boşaltmamak demek. 2020'de endeks çakılırken portföyümün bir kısmını sattım ve sonraki toparlanmayı kaçırdım; o günden beri ekranı günde bir saatten fazla açmıyorum.
bu tarz davranış farkı getiriyi belirliyor.
-
uzun vadeli tutmak imza atmak gibi kolay gorunuyor ama her ay portfoye bakip panikleyen benim icin icraat kismi daha zor. sirket kagitlarindaysaniz endeksin sallanmasini izlemek psikolojik olarak zor bir sey, bir de bu sallanmada satip sonra pisman olmak var. kendime hatirlattigim sey su: 1 yil sonrAtki fiyati tahmin etmek yerine 5 yil sonra sirketin hala saglam durup durmadigini sorgulamak. trade etmedigi surece sonuc kotu bile olsa ogrenilen bir ders oluyor. (bkz: temettu $}
-
temettü hissesini 5 yıl tutan adamla 5 gün tutan adamın psikolojisi aynı değil; sabır denen şey ekran başından uzak durmayı gerektiriyor. kırmızı günlerde sat tuşuna basmamak da bir beceri, öğrenmesi pahalı.
-
sabır lafta kolay ama hesabın kırmızıyken ekrana bakmamak gerçekten mide isteyen bir iş; iki yıl hiç dokunmadığım pozisyon bugün geldiği yerle belki de en iyi kararım oldu.
kötü haberleri okuyup satmamak, iyi haberlerde koşup almamak — sabrın tarifi kabaca bu sanırım.
-
temettü verimine güvenip elde tutmayı seçmek, kısa vadeli gürültüye kanmaktan çok daha az yorucu. sabır, en çok düşüş dönemlerinde portföyü yerinde tutabilmekle anlaşılıyor.
-
enflasyonun ve döviz dalgalanmasının olduğu ortamda sabır gerçekten test ediliyor, çoğu kişi düşüşte satıp yükselişi kaçırıyor. sabretmek, doğru şirket ve doğru maliyetle portföy tutmanın getirisini zamanla ortaya çıkarıyor.
-
portföyün kırmızı olduğu günlerde tuşlara basmamak bence en zor beceri, ben defalarca erken satıp pişman oldum. bakınız panik satışı sonradan anlatınca ne kadar kolay görünüyor. uzun vadede kazanan sabreden oluyor, ben ise bunu hâlâ öğreniyorum.