• bugün (81)
  1. bu sorunun tek bir doğru cevabı yok aslında, tamamen kişinin nakit akışına, yaşına ve risk iştahına bakıyor. kredi çekip ev aldığında aylık taksit sabit kalır ama 20 yıl boyunca o eve bağlanırsın, iş değiştirme veya şehir taşıma esnekliğin biter. kirada kalıp parayı endeks fonuna veya temettü hissesine yatıran tanıdıklarım da var, kirası enflasyonda erirken portföyleri katladı.

    yoksa mesele matematikten çok psikoloji mi? ev sahibi olmanın verdiği o güven hissi rakamlarla ölçülmüyor malesef. benim gözlemim şu: ev fiyatlarındaki artış kira getirisinin çok üstünde gittiği sürece kağıt üzerinde kira mantıklı görünüyor ama insanlar yine de tapuya koşuyor. sonuç olarak hangi tarafta uyursan orası doğru.
  2. bu ikilemi herkes bir noktada yaşıyor. kredi faizleri belli, kira çarpanları belli, insan oturup hesap yapınca iki elin parmağını geçmeyen bir sonuca varıyor: hesabı yapan kişinin sabrına göre değişiyor.

    kirada kalıp farkı vadeliye ya da endekse koyan arkadaşlarım var, son üç yılda hepsi kira ödemelerine rağmen enflasyona yakın getiri elde etti, ama ev alanların üzerinde oturmanın huzuru var. bu iş matematikle birlikte uyku kalitesi meselesi de.
  3. eskiden bu sorunun cevabı kuşaklar arasında netti: ev alana kadar kredi, sonrası başka hesap; şimdi enflasyon muhasebesi işin içine girince hesap tamamen karıştı. istanbul'da 3+1 bir daire kira çarpanı bazı yerlerde 22-24 iken faiz oranı ile banka mevduatı %50'leri görürse parasını evde değil mevduatta tutmak birkaç yılda reel olarak kazandırabiliyor. ama şunu da unutmamak lazım: ev almak bir yatırım değil, oturduğun sürece 'kirasını ödemediğin' bir tür tüketim; hangisi daha avantajlı hesaplanırken enflasyon, faiz, kira ve boş kalma risklerini yan yana koyup 10 yıllık düşünmek gerekiyor.