-
on yıllık grafiğe bakınca enflasyondan arındırmadan konuşmanın bir anlamı yok, nominal getiri güzel duruyor ama alım gücüne vurunca hikaye değişiyor. yine de temettüyü de katıp yeniden yatırınca endeks, mevduatın çoğu dönemde önünde kalmış; tabii ki bu bir garanti değil, sadece geçmişe dair dürüst bir gözlem.
-
bist 100'ün uzun vadeli getirisi tl bazında güzel görünür ama dolar bazında bakınca o kadar parlak değil, son 20 yılda endeks yerinde sayarken enflasyon aldı başını gitti. yani endekste kalmak tek başına zenginlik getirmiyor, düzenli alım ve doğru sektör seçimi şart.
-
on yıllık grafiğe bakınca enflasyonu arındırınca getiri sandığın kadar parlak değil, temettüyü katmadan bakmak da yanıltıyor.
temettüyü eklemeyi unutma diye kendime hatırlatıp duruyorum, çünkü endeksin nominal artışı çoğu zaman sadece kağıt üstünde kalıyor.
(bkz:
temettü verimliliği)
-
bist 100'ün uzun vadeli getirisi konuşulunca herkes farklı bir başlangıç tarihi seçip kendi tezini doğruluyor, bu da tartışmayı komikleştiriyor. enflasyonu hesaba katmadan bakınca endeks güzel getirmiş gibi duruyor, reel bazda bakınca tablo azımsanmayacak kadar farklı. temettüleri de hesaba katmak lazım, çünkü fiyat endeksi temettüsüz haliyle sadece yarım hikaye anlatıyor.
yine de şunu söylemek lazım: endeks uzun vadede mutlak değil ama relatif olarak bir fikir veriyor. nokta atışı hisse seçmeyi beceremeyen biri için endeks fonu fena bir başlangıç değil, en azından maliyeti düşük ve disiplini zorluyor. tabi bu bir yatırım tavsiyesi değil, sadece beş yılda öğrendiğim kadarıyla bir gözlem.
-
on yıllık grafiğe bakınca enflasyonu arındırmadan konuşmanın bir anlamı yok, tl bazında güzel görünen getiri reel olarak yarıya iniyor. yine de temettüyü de hesaba katıp düzenli alım yapan biriysen endeksin uzun vadede sırtını yere getirmediğini kabul etmek lazım.
-
bist 100'ün uzun vadede getirisi hep aynı tarz bakışla ölçülmez; temettü dahil mi, enflasyon düşülmüş mü, hangi giriş noktası baz alınıyor, bunlar sonucu tamamen değiştiriyor. benim gözlemim şu: on yıllık pencerede endeks nominal olarak ciddi getirmiş ama reel tarafa geçince tablo o kadar parlak değil, hele enflasyonu düşünce. kısacası kağıt üstündeki bileşik getiriyle hesapta kalan para genelde aynı hikaye olmuyor. yine de tembellik edip bekleyen, paniğe kapılıp satmayan biri için endeks hâlâ fena bir referans değil.
-
on yıllık grafiğe bakınca enflasyonu düşünce reel getiri iddiası epey tartışmalı, endeksin nominal tırmanışı çoğu zaman kur ve enflasyonun gölgesinde kalıyor. yine de temettü dahil total return tarafında kalmak, sadece fiyatı izlemekten daha dürüst bir tablo veriyor.
-
bist 100'ün uzun vadeli getirisi denince akla hemen enflasyonla yarış meselesi geliyor. nominal olarak bakınca on yıllık grafikte güzel bir yükseliş var ama tl bazında kazanıp dolar bazında yerinde sayan çok portföy gördüm. bu yüzden getiriyi hesaplarken hangi para biriminde ve hangi enflasyon sepetine göre ölçtüğünüz her şeyi değiştiriyor.
temettüyü de işin içine katınca tablo biraz daha düzeliyor; endeksin fiyat getirisi ile toplam getirisi arasında uzun vadede ciddi fark oluşuyor. benim şahsi gözlemim şu: bist 100 uzun vadede alım gücünü koruyan ama kısa vadede mide bulandıran bir araç. on yıl tutacağım diye girip üçüncü ayda panikle satan çok tanıdık var, o yüzden sabır kısmı getiriden bile önemli.
-
on yıllık grafiğe bakınca enflasyonu arındırınca getiri iddia edildiği kadar parlak durmuyor, yine de temettü eklenince mevduatı geçtiği dönemler olmuş.
(bkz:
endeksin reel getirisi)
-
on yıllık grafiğe bakınca dolar bazında ezber bozan, tl bazında ise enflasyonla yarışan bir tablo çıkıyor; endeksin kendisi getiri değil, temettü ve doğru seçim işi değiştiriyor. (bkz:
temettü getirisi)
kısa vadeli al sat peşinde koşarken bu uzun vadeyi hep ıskaladım, tecrübeyle sabit.