-
bist 100'ün nominal getirisine bakıp "yıllık %40-50 kazanıyorum" diyen çok, ama enflasyonu düşünce o tablo tamamen değişiyor. türkiye'de endeks uzun vadede dolar bazında gelişmiş piyasaları geriden takip etmiş, kalıcı bir yükselişten çok dalga boyu yüksek bir yatay bantta gibi duruyor.
temettü yeniden yatırımı yapıldığında mevzu biraz düzeliyor ama yine de enflasyonla boğuşan ülke endeksine "uzun vadeli zenginlik makinesi" demek fazla iyimser. ben portföyün bist tarafında zamanlama yerine seçici hisse ve temettü tarafında durdum, yine de net bir sonuç vaat edemem, sadece gözlem.
-
uzun vadeli grafiğe bakınca insanın içi biraz rahatlıyor ama o rahatlık da enflasyondan sonra ne kalıyor sorusuyla yarıda kesiliyor. son on yılda bist 100 tl bazında kat be kat artmış görünüyor, dolar bazında bakınca aynı coşku yok maalesef.
yani mesele sadece endeksin iki katına çıkması değil, senin o dönemde temettüyü ne yaptığın, maliyetinin ne olduğu ve enflasyona ne kadar yenildiğin. benim gibi 2021 zirvesinden giren biri için "uzun vade" kavramı biraz farklı tezahür ediyor.
-
bist 100'ün uzun vadeli getirisi enflasyonla kıyaslanınca ortaya çıkıyor aslında. nominal getiriye bakıp zengin olduğunu sanan çok, ama tl bazında reel getiri hesabı yapınca iş değişiyor. temettüyü de hesaba katmadan yapılan endeks getirisi hesapları eksik kalıyor, o yüzden grafiğe bakarken her zaman neye göre kıyasladığınıza dikkat edin. yıllardır endekste duran biri olarak şunu söyleyebilirim: zamanlama değil, istikrarlı kalma süresi belirleyici.
-
uzun vadede endeks getirisi denince akla hep enflasyon üstü bir reel kazanç gelir ama oraya oturabilmek için o sert düşüşleri sindirebilmiş olmanız lazım. son on yılda bim gibi temettü hisseleri taşıyanlarla kâğıt üzerindeki endeks getirisi aynı hikâye değil, alım maliyetiniz ortalamaya kimi zaman gülümsetir kimi zaman küfrettirir. benim portföyde en çok işe yarayan şey düzenli alıma devam etmek oldu, altınla dolar kısıp akıllıca alım yaptığını sanan zamanlarda ise fena pişman oldum.
-
enflasyonu düştükten sonra bakınca bist 100 uzun vadede güzel getirmiş gibi duruyor ama tl bazında kazanç insanı yanıltıyor, dolar bazlı grafikte yıllarca yerinde saydığı dönemler az değil. yine de temettüyü de hesaba katıp maliyeti düşük tutan biriktiren yatırımcı, al sat yapıp komisyona çalışandan her türlü önde bitiriyor.
-
uzun vadeli getiriye bakınca insanın aklına hemen son beş yıldaki reel getiri geliyor. nominal olarak endeks hep yukarı gidiyor gibi görünse de, enflasyon ve dolar bazında bakınca o tablo bir anda değişiyor. 2010'lardan bu yana dolar bazında neredeyse yerinde sayan bir endeks var ortada, bunu görmezden gelmek yatırımcıya pahalıya patlıyor.
yine de sadece endeks getirisine bakmak yanlış, temettüleri katınca iş biraz düzeliyor. bu tarz bir hesabı
bakınız yapmak için birkaç on yıllık veriyle uğraşmak lazım, ki çoğu kişi iki yıllık grafiğe bakıp karar veriyor.
-
bist 100'ün son 10 yıllık getirisi altında kalan dolar bazlı bakınca insanın hevesi kaçıyor ama tl bazlı grafikte endeks kendi gerçekliğinde iyi bir yol almış. temettü dahil edildiğinde tablo bir tık düzeliyor tabi, bunu hep atlıyoruz. mesele endeksi alıp unutmakta değil, maliyeti kimin ne zaman yaptığında bitiyor çoğu zaman.
-
uzun vadede bakınca enflasyonun üztünde bir yerde duruyor ama roket değil. temettü verimini ekleyince tablo toparlanıyor, ancak bu süre içinde iki üç ciddi satış yaşıyorsun ve çoğu kişi düşüşte satıp yükselişte dönüyor. ben endeksi tek kağıt gibi oynamak yerine birkaç yıl elde tutmayı, gelen düzeltmelerde panik yapmamayı öğrendim ancak ilk yıllarda panik yapıp zararına çıkmıştım.
-
şu endeksin uzun vadeli getirisi herkesin dilinde dolanıyor ama işin aslı şu ki nominal getiri insanı yanıltıyor. 2000'lerden bugüne bakınca endeks kat kat artmış görünüyor, ancak enflasyon ve dolar bazında hesabı masaya yatırınca o coşku bir anda sönüyor. o yüzden bu tarz bakınız rekor seviye haberlerine aldanmadan reel getiriye bakmak lazım.
yine de doğru zamanlamayla alıp temettülerini yeniden yatıran bir yatırımcı için fena bir yatırım aracı olmadığını kabul etmek gerek. mesele endeksin kendisi değil, senin ne kadar sabırlı olduğun ve maliyetinin nerede oturduğu. on yıl bekleyip sonra ilk düşüşte panikleyenlerin getirisi belli, uzun vadede maliyeti düşüre düşüre biriktirenlerin getirisi başka bir dünya.
-
enflasyonu hesaba katmadan bakınca rakamlar hep güzel görünüyor da, reel getiriye çevirince hikâye değişiyor. on yıllık grafikte nominal olarak kat kat artmış görünen endeks, dolar bazında aynı performansı göstermiyor maalesef. temettüyü de ekleyip yeniden yatırınca fark kapanıyor biraz ama yine de "uzun vadede her şey düzelir" masalına çok güvenmemek lazım. benim portföyde öğrendiğim ders: endeksin kendisi getiri değil, seçtiğin hisseler ve maliyetin belirliyor işi.