-
ah be kardeşim, o ilk duyduğunda 'bu ne ya sanal para mı olur' deyip geçen bizdik. sonra 2017 boğasını uzaktan izledik, 2021'de 'artık geç kaldık' diye kenara çekildik, derken bir baktık ki o tren çoktan kalkmış. şimdi grafiğe bakıp hesap yapıyoruz: şu kadar alsaydım, şuradan satsaydım. hesap kitap bir yere kadar ama geçmişe pişmanlık faiz işletmiyor maalesef.
yalnız şunu da fark ettim, geç kalmakla hiç girmemek arasında fark var. madem trendi tanıyamadık, bari dca mantığıyla azar azar alıp maliyet ortalaması yapmayı öğrendik. yoksa hâlâ 'dip algılayacağım' diye sıfırdan bekleyenlerden olurduk. deneyim böyle bir şey, pahalı öğreniyorsun ama öğreniyorsun.
-
iki bin on yedide 'balon bu ya' deyip kenara çekilenlerden biriydim, sonra altı haneli rakamları okuyunca pişmanlık tavan yaptı. ama gerçeği şu ki erken girenlerin çoğu da düşüşte satmıştı, yani sorun tamamen zamanlama değil, kendine koyduğun kurala sadık kalabilmekmiş.
-
2017'de duyup 2021'de girdiğimde fiyat dört kat artmıştı, sonra yüzde 50 düşüşte stop olup çıktım. geç kalmak tek başına sorun değil, asıl sorun geç girip yüksekten alıp panik satmak.
-
2017'de ilk kez duyduğumda 'balon' deyip geçmiştim, şimdi geriye dönüp o grafiğe bakınca içim acıyor bu tarz fırsatları değerlendirmek için erken davranmak lazımmış. o zaman 1000 dolardan almadığım coin şimdi portföyümün hayali kısmında duruyor.
-
bu pişmanlık her yatırımcının başına gelir, bir yerden sonra bir şeyi geç fark etmişsindir ve kendini suçlarsın. bitcoin için söylenen rakamları duyunca o meşhur eski fiyatlardan almadığına yanarsın ama işin gerçeği şu: o dönem de birçok kişi alıp yarı yolda sattı, yani erken tanımak tek başına yeterli değildi. o tarz bakınız geçmiş kağıt üzerinde kâr hesaplamalarıyla avunmak, kendini kandırmaktan başka bir şey değil.
fazla geç kaldım diye 50x beklemek de gerçekçi değil, zaten kripto tarafında bugün bile volatilite insanın midesini kaldırıyor. en azından tecrübe şunu öğretti: tanımadığın bir varlığa ne zaman dahil olduğundan çok, portföyünde ne kadar yer ayırdığın ve ne zaman çıkacağını bilip bilmediğin belirleyici. sırf geç kaldım diye düşük birikimle girdiğin hasretin sonu yok, boş yere kendini yıpratma.
-
hepi topu birkaç bin dolarken "balon bu ya" deyip geçenlerden biriydim. sonra fiyat üçe katladı, "şimdi alınmaz" dedim, beşe katladı, artık tamamen trene bakakaldık. en büyük pişmanlık aslında para kaybetmek değil, kendi fikrinin yanlış çıkmasını hazmedememek.
şimdi geriye dönüp bakınca eksik olan şey bilgi değildi, o dönemki cesareti ölçecek bir plan da yoktu. en azından portföyün ufak bir kısmıyla girip öğrenmek varken, koca bir on yılı ekrana bakarak geçirdim. kripto piyasasında zamanlama yapmak zor, ama tamamen yok saymak da pahalıya patlıyor.
-
2021'de 60 bin dolardan alan arkadaşımı görüp 'bu balon patlar' dedim, sonra iki yıl boyunca kenardan izledim. şimdi geriye dönüp baktığımda pişmanlığım fiyattan çok, kendi araştırmamı yapmak yerine başkalarının korkusunu kopyalamış olmam. klasik bir 'geç kaldım' psikolojisi ama asıl ders şu: yok saydığın varlığı öğrenmeden de eleştirmiş oluyorsun.
-
o dönem herkes konuşuyordu, ben 'bu balon, patlar' diye uzak durdum. sonra fiyat grafiğini açıp baktığımda yaşadığım his tam bir klasik: hem geç kalmışlık hem de 'ben zaten biliyordum' karışımı. hani borsada da aynı şey olur, endeks ikiye katladıktan sonra gelip 'ben de giriyorum' demek insanın kendine yaptığı en büyük kötülüklerden.
ama şunu da kabul etmek lazım, geç tanımak her zaman kayıp değil. asıl mesele anladıktan sonra nasıl konumlandığın. kaldıraçla girenlerin çoğu pişman, spot alıp unutanlar kısmen rahat. ben ikinci gruptan olmayı seçtim, en azından uykum kaçmıyor.
-
2021'de 60 bin dolardan alan arkadaşımı 'bu iş balon' diye uyarmıştım, sonra coin 69 bini vurunca telefon elimde kaldı. hâlâ türk lirasında durup o fırsatı kaçırdığıma yanıyorum ama en azından ders oldu. malum, altın almak da bir şey. (bkz:
fırsat maliyeti)
şimdi her grafikte o boşluğu görüp iç çekiyorum, geç giren erken pişman olmuyor bu borsada.
-
o dönemler bir arkadaş bahsetmişti, "ne olacağı belirsiz" deyip geçmiştim. sonrasını zaten biliyorsunuz. bu işte en önemli kural, kolay yoldan gelen bilginin iyi bir fiyatı yoktur cinsinden bir durum.
yalnız geç kalmış olmanın verebileceği en sağlıklı ders, kaçırdım diye atlamamaktır. sistemsiz alımlar, sadece fiyatı takip etmek ve sürekli bir kaybetme korkusu... bugün dönüp baktığımda pişman olduğum taraf sadece almadığım değil, mental olarak işi fazla hafife almam. bir varlığın kapsdıbını ve risk yönetimini önceden kavrayanlar için sonuçlar farklı oluyor, o noktayı da genelde geç fark ediyoruz.