• bugün (90)
  1. eurobond ve tahvil öğrenmeye başlayan herkesin ilk şoku şu oluyor: getiri denilen şey aslında fiyata bağlı olarak değişen bir şey, sabit maaş gibi değil. önce clean price, dirty price, kupon, vade, iskontolu satış gibi kavramların birbirine karışması normal; ben dahil çoğu kişi ilk haftalarda kendi karışıklığına sinirleniyor. tahvilde cari getiri, vadeye kadar getiri ayrımı oturana kadar çokça excel açıp formül deniyor insan.

    eurobond tarafı apayrı bir derya: burada isin kodu, ihraççı ülke, itfa tarihi ve kupon sıklığı giriyor devreye. ben öğrenirken en çok şu işe yaradı: hayali veya çok küçük bir emirle izlemek, acele etmemek. forumda kim ne yazarsa yazsın, sonuçta eline hesap makinesini alıp kendi basit getirini hesaplamaya başladığın gün " bu iş olmuş" demektir. aceleyle portföyün büyük kısmını buraya gömmek değil, süreç.
   tümünü göster