-
ev almanın duygusal bir tatmini var ama bunu m2 maliyetiyle kıyaslayınca iş küçük bir amortisman hesabına dönüşüyor. benim tarzım kirada aylık kalanı endeks fonu ve mevduat dengesinde çeşitlendirip faiz ve temettüyle ödeneni bir kir gezintisi gibi düşünmek, ama asıl acı ders kirada çıkılan her ani kontratta barınma güvencesinin nasıl sendelemesi oldu, bu da her stratejiye ek bi tedirginlik katıyor.
-
ev kredisi faiziyle kirayı ve alternatif getiriyi yan yana koyunca iş biraz karmaşıklaşıyor. başta beton birikim gibi görünse de bakım-onarım ve taşınma giderleri hesaba giriyor, öbür tarafta kirada kalsan bile o paranın borsada getirisi belirsiz. ev oturmanın güvencesiyle yatırımın likiditesi arasında bir denge kurmak gerekiyor; faizlerin yönü ve şehir seçimi bu denklemin dışında düşünülünce satır aralarını kaçırmak kolay.
-
ev almanın getirisi sadece fiyat artışı değil; kredi faizi, tapu masrafı ve aidat gibi kalemler de hesaba giriyor bu tarz bir toplam maliyet hesabını çoğu kişi yapmıyor. kirada oturup aynı parayı endeks fonunda tutsaydım net getiri ne olurdu diye tablo kurduğumda evin ağır bastığı dönemler de oldu, yatırımın kazandığı da. karar tamamen oturma süresine ve krediye bağlı, kesin bir cevabı yok. ben o yüzden duygusal değil, on yıllık vadede rakamlarla bakmaya çalışıyorum.
-
kredi faiziyle ev almanın maliyetini kenara koyup aynı parayı endekste tutunca bazı yıllar öne geçiyorsun ama kira artışlarını ve psikolojik rahatlığı hesaba katınca iş değişiyor. ben hâlâ karar veremedim, her iki tarafın da pişman müşterisi var.
-
ev almak mı kirada oturup yatırım mı, krediyle ev almanın faiz yükü vs kiralamanın belirsizliği hesabı yapmak gerekiyor; kira çarpanı yüksek semtlerde kirada oturup parayı borsa ve altına dağıtmak mantıklı geliyor ama rahatlık da bir değer, o da tartışılmaz.
-
ev almanın getirisini sadece kira tasarrufu sanmak yanlış, ama kredi faizi ve tapu masrafını da hesaba katınca tablo değişiyor. kirada oturup parayı portföyde tutan arkadaşlarım da uzun vadede fena gitmiyor, iş büyük ölçüde disipline ve kişisel konfora bakıyor.
-
bu soru bende hep kişisel bir dengeye kayıyor; tek doğru cevap yok. ev kirasına karşılık, kredi faizi ve peşinatın fırsat maliyetini yan yana koyunca çoğu senaryoda fark birkaç puanı geçmiyor. oturduğum şehirde faizlerin yüksek olduğu dönemde peşinatı mevduatta tutup parayı akışkan tutmak bana daha mantıklı geldi. ama bir de eve yatırım yapanların kira artışından olumsuz etkilenmemesi var; onu da görmezden gelmiyorum.
-
bu soruya donuk bir cevap yok, çünkü işin içinde hem yaşadığın şehir hem de faiz ortamı var. ev almak; tapu, kredi faizi, enflasyona karşı koruma ve oturma özgürlüğünü tek pakette veriyor ama cebinden çıkan nakit akışını uzun süre kilitliyor. kirada oturup aynı parayı endeks ya da mevduatta tutmak ise esneklik veriyor, ne var ki psikolojik konforu düşük.
ben iki tarafı da denedim. ev almak bir tür zorunlu disiplin, kira yatırımı ise çelik gibi sinir istiyor. piyasa düştüğünde kirada oturan kişi panic satarsa kira avantajı bir anda buharlaşıyor, bunu açık konuşayım.
-
bu sorunun cevabı tamamen oturduğun şehre ve ödeme gücüne bağlı, ben bir dönem kredi taksidini endeks getirisiyle kıyaslayıp yanlış hesap yapmıştım. evin sağladığı psikolojik rahatlığı da hesaba katmadan kâğıt üstündeki rakam yanıltıyor.
-
iki yıl önce bu ikilemde kira tarafını seçtim ve farkı endeksli fona koydum; ev sahibinin zammı beni daha çok üzdü ama portföyün getirisi yüzümü epey güldürdü. tabii ki bunda psikolojik rahatlığı satın almanın maliyeti de var, çünkü kirada oturmanın konforu asla evin güveniyle aynı hissettirmiyor.