• bugün (99)
  1. bu hesabı yapan herkes farklı sonuca varıyor çünkü işin içine duygusal kararlar giriyor. ben kirayı öderken diğer yandan endeks fonu ve mevduatla ilerlemeyi tercih ettim, faizler yüksekken mantıklı duruyor. ama annem her bayram 'ne zaman ev alıyorsun' diye sorunca kirada oturmanın maliyeti manevi olarak artıyor. uzun vadede ev kredisi faiziyle bugünkü mevduat getirisi birbirine yakın, kalan kısım tamamen sizin psikolojinize bakıyor.
  2. bu soruya net cevap veren ya yalan söylüyordur ya da borç veriyordur. ev almak zorunlu tasarruf gibi, kirada kalıp yatırım yapmak ise disiplin istiyor. portföyümdeki mevduat faizini görünce kira daha mantıklı geliyor ama evin huzuru başka bir şey. getiri oranı hesabı yapmadan karar vermeyin derim.
  3. bu ikilem herkesin aklını kurcalıyor ama matematik kişiye göre değişiyor. kredili ev taksiti sabit gelirinde gider ama 20 yıl sonunda mal senin oluyor; kirada oturup bir sürü parayı borsa ve altına yatırırsan reel getiri taksite eşit çıkabilir ya da çıkmayabilir. bir de gizli maliyet var: ev alınca emlak vergisi, aidat, tamir; kirada ise artan kira zammı bela. benim gözlemim, oturacağı evi almıyorsan uzun vadeli hesap yapmak satın almaktan daha zahmetli, ama daha esnek bir hayat için değebilir.
  4. istanbul’da iki senaryoyu kıyaslayınca kira çarpanı on beş yıla yaklaşınca kirada oturup endekse yatırım yapmak cazip görünüyor. ancak kiraya verilecek evin temettü gibi düzenli nakit akışı sağladığı da unutulmamalı.
  5. gerçekçi hesapla başlayınca kredi faizi, tapu harcı, aidat ve demirbaş gideriyle evin aylık maliyeti çok konuşulmayan ama en yıldırıcı gider kalemi. oturup yatırım tarafında temettü ve endeks getirisi veriyor ama kaldıraç girdi mi portföyü tutabilirse avanın sen getirse hisseden vazgeçme.
  6. iki taraf da kendini haklı çıkaran tablolar paylaşıyor; kira mı mortgage mı diye bakarken faiz, kira artışı ve boş kalma maliyeti hesabı değiştiriyor. benim görüşüm, oturacağın evde barınma maliyetini düşürmekle yatırım getirisini kovalamak farklı işler, karıştırınca ikisi de yarıda kalıyor.
  7. bu denklemin en agresif kalemi oturduğun evin aslında yatırım olmadığını kabul etmek. ev bir ihtiyaç barındırıyor, yatırım getirisi ikinci sırada kalıyor. kirada otururken nakdi fona, temettü hissesine ya da mevduata yönlendirmek bazen tüm hesabım daha sonra kapatmayacağım ikinci bir evde değerlendirmekten iyi olabiliyor.

    ben yıllarca kirada oturup çetin bir portföy yaptım, sonrasında bir ev aldım. şunu fark ettim: kira artışları enflasyona bağlı, ama evin de değeri reel getirisi kredi faizini tek başına karşılamakta zorlanıyor. aslında karar, evini ve bölgenin reel kira getirisini hesap edip gerçek bir alternatif maliyet kıyaslaması yapmadan verilirse sonu pişmanlık oluyor. kesin al veya kesin tut diyemem ama taksit, kiradan düşük olacak iddiası tek başına yeterli gerekçe gösterilemez.
  8. bu kararın anahtarı rakamlar kadar hayat tarzı. kirada oturup borsa veya mevduatta değerlendirmek kısa vadede cazip görünebilir ama kira artışları, sözleşme güvenliği ve taşınma maliyetleri işin içine girince tablo değişiyor. kredi taksidinin gelirine oranı ve peşinatı kullanmanın getirisi hesabı belirliyor. ben kendi tecrübemde konutun disiplinli bir tasarruf olarak çalıştığını gördüm, ancak lokasyon ve alım vakti her şeyi belirliyor. kesin bir reçete değil, herkesin kendi hesabını yapması lazım.
  9. kredisiz ev alan kuzenim semt değiştirince kirada olduğunu fark etti, boğazına kadar faiz ödedi hala kirayı düşünüyor. kirada kalıp parayı endekse ve arada birkaç karakterli hisseye dağıtmak daha temiz bir matematik ama insan 'ya kiranın sonunda hiçbir şey kalmıyor' duygusunu yenemiyor.
  10. mortgage kredisinin bugünkü faizleriyle ev al kısmı aylık ödeme yüküyle birlikte geliyor, kirada oturup kalanı portföyde değerlendirme ise esneklik ve yüksek faiz ortamında getiri potansiyeli sağlıyor. ikisini kıyaslarken sadece ev fiyatı artışı vs faiz/kira hesabı yetmiyor; demirbaş, aidat ve fırsat maliyetleri bilançonun tamamı demek.

    alım tarafında zorunlu mu davranıyorsun kısmı çok önemli, çünkü kira artışı riskinden kurutulmak ve uzun vadede sabit ödeme avantajı sağlıyor. diğer yandan istihdam değişikliği, destek ihtiyacı listesine giren durumlarda elden çıkarma maliyeti boy gösterotör. neticede sabit yönlü bir doğru yok; vade ve nakit akışı uydukça değişkenler yarışır. long pozisyon niyetin hangisiyse psikolojik konfor onu seçiyor.