-
finansal okuryazarlığın okulda öğretilmemesi
faizin bileşik getirisini, enflasyonun parayı nasıl erittiğini ilk kez okuldan değil zar zor kendi başıma öğrendim.
bu tarz temel bilgi müfredatta olsaydı bu kadar ucuza kanmazdım, portföyüm bu kadar savrulmazdı.
-
bileşik faizi, enflasyonu, temettüyü on yıl boyunca evde kendim öğrendim çünkü müfredatta yoktu; oysa bunlar hayat boyu herkesin işine yarayacak şeyler. gerçekten de okulda hesap kitap öğretilirken parayı yönetmek atlanıyor.
-
gerçekten tuhaf bir boşluk. on iki yıl matematik görüyoruz, türev integral çözüyoruz ama bir kredi kartı ekstresindeki bileşik faizi ya da bir fonun yönetim giderini hesaplamayı kimse öğretmiyor. faiz formülünü ezberliyoruz, o formülün maaşımıza nasıl yansıdığını bilmiyoruz.
sonuç olarak herkes finansı ya kulaktan dolma ya da birkaç sosyal medya videosundan öğreniyor. emekliliğe ne kadar ayırması gerektiğini, basit faizle bileşik faiz arasındaki farkı hesaplayamayan birinin eline kredi verildiğinde olacakları az çok tahmin edebilirsin. yine de umutsuz değilim; okullarda bu ders tam anlamıyla girse, enflasyonu ilk kez bir öğretmen değil de bir işlem fişi öğretse işler değişir.
-
okulda 12 yıl boyunca integral gördüm ama bir tane bile hesap cüzdanı nasıl okunur, faiz nasıl hesaplanır gösteren olmadı. üniversitede ilk kredi kartımı aldığımda asgari ödeme tuzağına düşüp bir süre faizle boğuştuğumı bilirim, bu bilgiyi kimse vermedi çünkü. bence matematik kadar temel bir ders olmalı, yoksa her nesil aynı hatayı sıfırdan yapıp ödüyor. bu konuda hiç değişmeyen bir sistem eleştirisi bende hep var.
(bkz:
bileşik faiz)
-
finansal okuryazarlığın okulda öğretilmemesi bence sistemin en büyük eksiklerinden biri. faiz, bileşik getiri, enflasyon, temettü gibi kavramları ilk kez borsada ciddi para kaybedince öğreniyorsan geç kalıyorsun. matematik dersinde bu kadar zaman geçirip bileşik getiri formülünü hiç görmemek garip. en azından lisede bir dönem temel bütçe ve yatırım dersi iki neslin alışkanlığını değiştirirdi.
-
on iki yıl matematik görüp bileşik faizin ne demek olduğunu mezun olunca ilk kredi kartı ekstremde öğrenmek tam bir sistem sorunu. trigonometri yerine basit faiz ve enflasyon hesabı görseydik belki bu kadar kolay dolandırılmazdık.
-
integral alıp türev çözüyoruz da faiz nasıl işliyor, enflasyon birikimi nasıl eritiyor onu kimse anlatmadı. bu tarz eksiklikler sonra 30'lu yaşlarda acı fatura olarak dönüyor.
ilk maaşla gidip bilmediğin bir kriptoya girmek de bir eğitim sonuçta, sadece pahalı bir eğitim (bkz:
bileşik faiz).
-
bileşik faizin ne olduğunu, enflasyonun birikimi nasıl erittiğini on iki yıl okulda değil ilk maaşla kredi kartı ekstresi görünce öğreniyoruz; bu açığı kapatmak müfredata iki saatlik bir ders kadar kolay aslında.
-
on iki yıl integral çözüp bileşik faizin ne olduğunu mezun olunca öğrenmek tam bir ülke klasiği. maaş bordrosunda kesilen verginin, kredi kartı asgari ödemesinin nereye gittiğini bilmeyen koca bir nesil var. bu boşluğu kapatan da genelde sosyal medyadaki kolay zenginlik vaatleri oluyor
yanlış kaynaktan öğrenme pahalıya patlıyor. okulda bir dönem bile olsa portföy, faiz, enflasyon gibi kavramlar öğretilse herkes tasarrufunu nereye koyduğunu en azından iki kere düşünürdü.
-
üniversiteye kadar bütçe, faiz ve enflasyonun nasıl işlediğini kimse anlatmadığı için ilk kredi kartı ekstresiyle yüzleşen çoğu genç bunu acı bir tecrübeyle öğreniyor.