-
bileşik getiriyi, enflasyonun alım gücünü nasıl kemirdiğini hayatta bir kez bile ders olarak görmeden mezun oluyoruz; sonra ilk maaşla gelen telefonlar bize 'uzman' diyor, biz de öğreniyoruz ki bu bilgi gerçekten pahalı. halbuki basit bir faiz hesabı lisede öğretilse nice portföy paramparça olmaktan kurtulurdu.
-
okulda bize birçok şey öğrettiler de bileşik faizin ne demek olduğunu kimse anlatmadı. ilk maaşı alınca ne yapacağını bilmeyen bir sürü insan tanıyorum, ben de onlardan biriydim. finansal okuryazarlık hayatın her döneminde lazım ama hâlâ müfredatta ciddi bir yeri yok. bireysel olarak öğrenmek şart ama bunu okuldan beklemek de hakkımız.
-
bileşik faizi üniversitede bir arkadaşımın sene başında kredisine göre anlattığında öğrendim, ondan önce oran farkı sadece sayıydı benim için. okullarında kredi kartı asgarisi öğretilse ülkenin büyük kısmı borç sarmalına bu kadar kolay girmEyebilirdi.
-
yıllarca integral türevi gördük ama bir kredi kartı ekstresindeki asgari ödeme tuzağını kimse anlatmadı, bu boşluğu herkes kendi acı tecrübesiyle doldurmak zorunda kalıyor. bileşik faizin ne demek olduğunu öğrenmek için otuzunda bir bankaya borçlanmam gerekti, bu dersin liseye konmaması bence müfredatın en büyük eksiği.
-
faiz, enflasyon ve stop-loss'un matematik dersinde anlatılması işimize çok yarardı halbuki; borsa istanbul'daki herkes öğrenirdi stop-loss'un derste anlatılabileceğini. müfredatın bu konuyu atlaması da tam 'gelecek nesil ders almış' diyenlerin işi gibi geliyor bana.
-
faiz, enflasyon ve bileşik getiri gibi hayatın her yerindeki kavramlar müfredatta yokken çoğu kişi bunları ilk kez kaybederken öğreniyor. sistemin bu konuyu es geçmesi bence tesadüf değil. (bkz:
bileşik faiz)
-
okulda bize hücre bölünmesini öğrettiler de faiz nasıl işliyor, enflasyon birikimi nasıl eritiyor öğretmediler. sonuç: maaş gelince ilk iş altın alan ama bileşik getiriden haberi olmayan bir nesil olduk.
-
faizi, enflasyonu, bileşik getiriyi ve kredi notunu ilk kez üniversitede kendi başıma öğrendim, halbuki bunlar lisede matematik kadar lazım. bileşik faizi 19 yaşında anlasaydım belki ilk maaşımla araba yerine temettü hissesi, biraz da gram alırdım.
-
ilkokulda türev alıp faizin ne olduğunu lisede öğrenmeyen bir nesiliz. harçlığını bileşik faizle büyütmeyi bilmeden üniversite bitirdik, sonra kredi kartı ekstresiyle tanışınca şok olduk. çemberin alanını hesapladık ama enflasyon altında maaşın eridiğini fark edemedik. yani diplomayı aldık ama cebimizi yönetmeyi hala öğrenemedik.
-
bunu çözmek aslında kolay: mevcut müfredat kuvvetlice sınava yapışmış durumda ve o hengamede hayatla parayı montajlamıyoruz. fen alanı ünit bi bol aynen; matematikte türev integralle boğuşuyorsun ama bileşik faiz kavramı zorluk listesinde var. oysa günümüzde bizi ilgilendiren muhatabım. kimse çıkıp faiz odan ver, x vergi dilimine kattığı mübarek bir para öğrenmiyordu, tabi hevendi yasak mı değil.
daha mühimi aile bir bonkör edası belirleyip de karpuz gibi yarılayıp hesap ediyor; çocuk disiplin yaşı geldiğinde alıp bunu tahvil kervan gibi kısrak ekmez aşikar. arzu ediyorum var di z kuşağı 18 hazırlıksız kimlikli; portföy kaldıraç öğreniyor sonra bedel duyunca dehşete kap. kıvamı bozuk seviyor dışarda çıpasız önce en bilinen kavramlar ve bilfiil fanili. bir listenin finansal sıçratsa döner tablo olduğunu er örnek ölçeğinde idrakinden mahrum;