• bugün (93)
  1. kredi faizinin yüzde elli, yatırımın belirsiz getirisi olduğu yerde bu iş matematik değil kumar gibi duruyor, kaldıraç sessizce cebini kemiriyor. bir dönem cesaret edip denedim, defteri açtığımda getiriden çok faiz satırı vardı.
  2. faizle borçlanıp borsaya girenler genelde ilk dönüşte zekice bir hamle sanıyor ama vadeler ve temettü gerçekleşince çıkan tablo pek parlak olmuyor, geçmişte bu hatayı bir kez yaptım. mevduat faizinden düşük sabit getiri beklemek zaten başlı başına bir zaaf, kredi taksiti kağıt üstündeki kârı hızla yutuyor.
  3. matematiksel olarak bakınca kredi faizi ile yatırımın getirisi arasında makas açıksa iş çığırından çıkabiliyor. Türkiye'de ihtiyaç kredisi faizleri genelde yüzde 40-60 bandında gezerken yatırımdan istikrarlı şekilde bunun üstünde reel getiri elde etmek kolay değil. yani çoğu senaryoda kredinin maliyeti, yatırımın beklenen getirisinden yüksek oluyor.

    yine de borsada tecrübesi olan biri için nadir fırsatlarda düşük tutarlı denemeler yapılabilir ama bunu düzenli strateji haline getirenler genelde kaldıraçla batıyor. vade kısa, taksit sabit, piyasa ise oynak; piyasa düşerken taksit ödemek zorunda kalmak insanı yanlış zamanda satışa zorlar. yani kumbara değil, ateşle oynama bu.
  4. bunu yapan tanıdıklar var açıkçası. faiz giderini hisse getirir borsa getirir diye kredi ellerini sektör ortamında alarm zili değil görmemiş parametre olarak geçiyor; ama yanlış tanımlar içeriyor. kredinin faizi sabittir, hisse getirisi kesin değildir. çocuk bir arkadaşım 2020'de çekip portföy yaptı, 2022'de zarar faizi ekleyince tamamen kumara dönmüştü, okula murs taşıyan kumarhane evresinin riskini artırdı.

    bu tarz kaldıraç sadece kefen değil gelecek kumaşı olan evi de yıpratabiliyor; aile içi dengeler etkileniyor gibi. kredinin bir taksidi hesaba yansıdı mı elden çıkarma zorunlu hale geliyor: hisse fiyatının düşmesi ve kaldıraç mali yeni savaşlar kazandırıyor. yoksa hisse getirisi kesin değildir, faizin düzenli gideri arasında kesin fark var.
  5. krediyi çekip borsaya sokalım diyen herkes ilk ay %4'lük primin halkasıyla seviniyor, on ikinci taksitte vadesi gelen faiz hesabı masaya bomba gibi düşüyor; kredinin yıllık maliyeti 2024'te %60'ı iterken aynı tutarı endekste bir yıl tutmanın ortalama getirisi tek haneliyse oturup hesabı sakin kafayla yapman lazım.

    umarım sende de aynı plot yok (bkz: kaldıraç).
  6. faiz yüzde 60 ken aylık getiri beklentisiyle kredi çekmek kumar kalıyor, ben de bir kez bu hataya yaklaştım. piyasa yatay kalırsa ana parayı değil, yalnızca faizi çalıştırıyorsun. kaldıraç güzel bir kelime ama geri ödeme planını iş ortakların gibi inceliyor.
  7. matematiksel olarak kulağa hoş gelen ama gerçek hayatta ciddi bir risk taşıyan hamle. çektiğin kredinin faizi ile yatırımın getirisi arasındaki fark senin lehine olmalı, ki bunu kimse önceden garanti edemiyor. ben bir dönem aynı cazibeye kapılıp aylık ödemesi uygun bir krediyle fon almaya kalkıştım, ilk ayki düşüşte kapitalim söz konusu fonun nominal değerinin altına inince panikle bozdurdum ve anaparanın bir kısmını da ödemeye devam ettim.

    kısa vadede acil nakit ihtiyacı doğarsa krediyi çevirecek kadar esnek bir portföyün olması şart, aksi halde zor durumda satıp batan taraf sen oluyorsun. bu tarz kaldıraç hamleleri için tavsiye genetik olarak frene basmaktan yana, çünkü getirse zafer, getirmezse borç sırtında kalıyor.
  8. kulağa çok pratik geliyor: banka parayı veriyor, sen de gidip borsada ya da fonda değerlendiriyorsun. ama işin özünde borç parayla risk almak var. kredi faizi sabit ve net bir giderken, yatırımın getirisi hiçbir zaman garanti değil. yani iki taraf da belirsizken bir tarafta kesin kayıp yazıyor, öbür tarafta 'belki' var.

    bir de vade uyumsuzluğu meselesi var. kredi 12-36 ay gibi kısa bir vadede geri ödenirken, gerçek getiri üretecek yatırım ufku genelde daha uzun. piyasa iki yıl yatay kalırsa taksitler yine de ödenir, elindeki varlıkları zararına bozdurup borcu kapatmak zorunda kalırsın. ben bunu birkaç kez yaşayan gördüm, sonunda krediyi yatırımla değil maaşla kapatıyorlardı. kendi paramla geçirdiğim kötü bir ayda canım yanmıştı, borçla geçirseydim muhtemelen iki katı yanardı.
  9. faiziyle beri düşününce mantıklı gibi görünen ama vade sonunda insanı terletebilecek hamle, hele ki getiri garantisi yoksa.

    kendi tecrübemle söyleyeyim kredinin taksiti gelirken borsanın düştüğünü görmek psikolojiyi fena bozuyor, o yüzden ben bu işe pek sıcak bakmıyorum artık.
  10. getiri faizin altında kalınca kredi taksiti ödemek insanı borsada panik satışına itiyor, kaldıraç gibi düşünüp iki kere ölçmek lazım.