-
bankaya parayı yatırıp faiz getirisini görünce insan bir mutlu oluyor, sonra markete gidip etiketlere bakınca o mutluluk yarım kalıyor. hesap basit: yüzde 45 faiz alsan bile yüzde 60 enflasyonda reel getirin ekside. yani nominal olarak kazanıyorsun ama alım gücü olarak kaybediyorsun, buna da psikolojik faiz deniyor sanırım. ben yıllarca bunu görmezden gelip mevduatta kaldım, sonuç: portföyün kağıt üstünde büyüdü, cebimdeki para eridi.
-
bankanın verdiği yüzde ile tüik'in açıkladığı yüzde arasında her ay yeni bir bölüm izliyoruz. hani ben faizi alıyorum ama gıda rafındaki fiyata yetişemiyorum, o yüzden artık kağıt üstündeki getiriye değil kasada kalanla alabildiğime bakıyorum.
-
bankanın sunduğu yüzde 50 faiz kulağa hoş geliyor da tuik'in açıkladığı aylık enflasyonla yan yana koyunca matematik bambaşka konuşuyor. yine de nakitte kalmak isteyen için mevduat sıfır değil, en azından geçici park yeri işlevi görüyor; trade-off tamamen risk iştahı meselesi. (bkz:
reel getiri nedir) ile en baştan yüzleşmek gerekiyor.
-
mevduat faizi ile enflasyon arasındaki fark aslında matematiğin en acı hali. diyelim faiz yüzde 45, resmi enflasyon yüzde 70. hesabına 1 milyon lira yatırdığında yılbaşında sahip olduğun nominal para 1.45 milyon lira oluyor, ama aynı sepette alabildiğin şey azalmış oluyor. yani mevduat seni fakirleştirmez ama zengin de yapmaz; sadece düşüş hızını yavaşlatıyor.
benim kişisel stratejim bu yüzden mevduatı bilanço park yeri olarak görmek. acil durum için ayrılan parayı burada tutuyorum, vadeli yatırımı döviz, altın ve endeks fonlarıyla yapıyorum. ama itiraf edeyim, enflasyon şoku dönemlerinde geçantiyi faizde tutmak bile mor plandır; her ay reel kaybı izlemek insanın yatırım psikolojisini epey yoruyor. bakınız paranın satın alma gücü erimesi
-
mevduat faizi ile enflasyonu aynı cümlede kullanmak bazen şaka gibi geliyor, faiz yüzde 40 verse de enflasyon onu geçtiğinde reel getiri ekside kalabiliyor. bankaya para yatıran tanıdıklarım nominel faize bakıp mutlu oluyor ama alım gücünü sorunca suratları düşüyor. ben de bir dönem faizde bekledim, sonra fark ettim ki vergi ve enflasyon ikilisi getiriyi fazlaca törpülüyor.
bu tarz nominal getiriye aldananlar
bu tarz reel getiriyi hesaplamayanlar
bu tarz sonra üzülenler
-
bankanın verdiği %50 faiz kulağa hoş geliyor da enflasyon oranını yanına koyunca o kupon aslında her ay biraz daha inceliyor. yıl sonunda bakıyorsun reel getiri ya sıfır ya da eksi, o yüzden kazancı vade sonunda değil satın alma gücünde ölçmek gerekiyor.
-
bankadaki mevduat faizi ekranı ile enflasyon rakdıbını yan yana koyunca ortaya çıkan manzara pek iç açıcı değil. mart ayında %52 faizle bağladığım parayı düşününce heyecanlanmıştım ama yıllık enflasyon %65 çıkınca aslında reel getirim eksiye düştü. nominal kazanç insanı bir süre kandırıyor, sonra market fişlerine bakınca gerçek ortaya çıkıyor.
-
bu yarisin sorunu bir tarafin gecen sene ne oldugunu soylemesi, digerinin gelecek sene ne olacagini tahmin etmesi. hesapta faiz garanti gorunuyor ama sen o parayi enflasyon doneminde harcarken goruyorsun gercek farkini. ben getiriyi brut sanayip bir de stopajla elime geceni hesaplayinca hevesim kursagimda kaliyor. sonuc genelde gercek getirinin ne kadariyla eksi ya da arti oldugunu kimsenin net kestiremedigi bir muamma.
-
yıllık %50 faiz aldım diye sevinirken enflasyona bakınca reel getirinin ekside olduğunu görmek acı oluyor; hesabı nominal değil reel yapmak lazım.
-
bugün mevduat getirisiyle tüfenin ölçtüğü enflasyon aynı yarışta koşmuyor bile, biri bariyerlerin arkasından izliyor. yine de nakitte bekleyen biri için reel getiri eksi de olsa bu, kaldıraçla batmaktan iyidir diye düşünüyorum.