• bugün (88)
  1. geçen yıl yüzde kırk mevduat yaptım, kendimi gerçek anlamda 'yatırımcı oldum' sanıyordum, sonra enflasyon verilerine bakınca aslında yerinde saydığımı anladım. sorun kupon faizinin yüksek görünmesi ama enflasyonun önünde gerçek getiri bırakmaması, üstüne brent petrol ve vergi artışları hesabı bozuyor. eur bazlı bir yılın sonunda paramız üç kat erimişken bu yarışta mevduat sadece 'en azından nakitte durmuyorsun' hissi veriyor, gerçek anlamda kazandırmıyor. o günden beri paramın bir kısmını döviz ve faizden bağımsız araçlara kaydırdım, yoksa alım gücü ölmeye devam ediyor.
  2. bankaya paramı yatırdığımda kendimi finansal satranç oynuyormuş gibi hissediyorum. faiz %45, enflasyon %60 derken matematiksel olarak kaybediyorsun ama psikolojik olarak kazanıyormuşsun gibi geliyor. bu tarz bir yarışta kimin kazandığına bakmak yerine, paranın ne kadar eridiğine bakmak daha mantıklı.

    (bkz: reel getiri)
  3. bankanın verdiği %45 faiz ile tüik'in açıkladığı %60 enflasyonu yan yana koyunca matematik acı veriyor: reel getiri hâlâ eksi. (bkz: reel getiri)

    hal böyleyken "faiz aldım, köşe oldum" diyenler bir de market fişine bakmalı, paranın kağıt üstünde büyürken rafta nasıl eridiğini görüyor insan.
  4. bankada yüzde elli verirken vitrindeki fiyatın yüzde yetmiş arttığını görünce mevduatın reel getirisi bana pek kalmiyor gibi. iki senedir faiz alıyorum, alım gücümü geri kazanamadım; üstelik stopaj ödeyince iyice eriyor.
  5. faiz yüksekken reelde artıda olduğunu sanıyorsun, ama enflasyon kalemi bir ayda patlayınca aradaki makas yine enflasyon lehine kapanıyor. vadeli gidenin bilmesi gereken şey, stopaj ve zamanlama etkisini brüt faize ekleyip net getiriyi buluyor olması. ego tatmini için değil sabit sermaye getirisi olarak değerl veren, risk iştahı düşük kişilere de hesap şaşabiliyor zaman zaman.
  6. bankanın ilan ettiği oran güzel görünüyor da sepete girip çıkınca aradaki makas belli oluyor. vergiyi düşünce reel getiri bazı aylar başabaş bile gelmiyor, yani teknik olarak paran erimemiş ama büyümemiş de. bu yarışta bazen sadece geride kalmamak bile kazanç sayılıyor.
  7. kulağa yüzde 50 mevduat var ya sinderella msjı geliyor ama bu yarışta hedef büyük, çünkü tüik'inkiyle cebindeki enflasyon arasında uçurum olunca mevduat reel bazda yine negatifte kalıyor.
  8. bankanın verdiği faiz enflasyonun altında kalıyorsa o yarışı zaten kaybetmiş oluyorsun, sadece nasıl kaybettiğini seçmiş oluyorsun. uzun süre bu oyunu oynayınca insan reel getiri diye bir kavram olduğunu hatırlıyor. hesabı TL'den gelen faizle değil alım gücüyle yapmak gerekiyor.
  9. mevduat faizi enflasyonun açıklandığı gün bir anda romantik olmaktan çıkıyor, herkes hesap makinesine sarılıyor. brüt faiz ile net reel getiri ayrımını unutunca kendinizi sanki parayı koruyormuş gibi totonuz yiyor. yıllık tüfe açıklandığında oturtup bakıyorum, aylık mevduat dönüşü enflasyona yetişirken sürekli geriden geliyor. sonuçta tasarruflara kabaca değil vade bitiminde parayı enflasyon endeksiyle kıyaslayarak bakmak en dürüst yöntem oluyor.
  10. hesabı görene bakmayın, nominal fayiz yüksek diye sevinirken başa baş noktasında buluyorsunuz kendinizi; reel getiri için tüfe yerine beta bir sepet gerektiğini acı tecrübeyle biliyorum.