• bugün (102)
  1. bu ikilem her ay başımda bir dert. tl'de kalayım dersen enflasyon eritiyor, dolar alayım dersen son iki yıldır tl karşısında kafası öne eğik. geçen yıl dolar 18-19 lira civarında içim rahat eder demiştim, sonrası malum. ben artık ortayı deniyorum, bir kısmı mevduat bir kısmı döviz. ne anlarım o cenahlardan, en azından bir taraf üzünce motivasyon bozulmuyor (bkz: dağıtık portföy)
  2. geçen sene faiz %50'yken tl mevduatta durup reel getiriyi görünce mutlu olmuştum, dolar alan arkadaş ise isyan ediyordu; bu sene tablo tersine döndü ve o arkadaş kazandı. faizlerin enflasyonun altına düştüğü nokta tam bu psikolojiyi bozuyor: portföyün bir bacağını tl, bir bacağını döviz tutanlar huzurlu, tek tarafa %100 abananlar ise bir yıl sevinip bir yıl sövüp duruyor.
  3. bunu mutlak doğrusu yok, faiz-kur-enflasyon üçgeninde kim nerede duruyorsa ona göre cevap değişiyor. yüksek faiz ortamında tl mevduat reel getiri sunduğunda bile çoğu kişi kurdaki ani zıplama korkusuyla dövizde kalıyor; sonra faiz geliri kaçınca pişman oluyor. çözümü basitçe pozisyonun belli bir kısmını tl'de, bir kısmını dövizde tutup ikisini de birbirine karşı hedge etmek. ben bunu yapana kadar sürekli yanlış tarafta kalıyordum, itiraf ediyorum.
  4. bu tartışma her faiz kararı sonrası yeniden alevleniyor ve maalesef çoğu kişi duygusal bakıyor. tl mevduatta %50 üzeri faiz cazip görünüyor ama reel getiriyi hesaplarken enflasyonu düşmeyi unutan çok. dövizde ise kur artışı faiz kadar olmazsa o da reel olarak eritiyor.

    kendi portföyümde ikisini de tutuyorum, tamdıbını tek tarafa koymanın pişmanlık getirdiğini çok yaşadım. mesele ideolojik değil, vade ve risk toleransı meselesi; hangisi 'daha iyi' değil, hangisi sana uygun sorusu daha doğru.
  5. faiz yüksekken tl mevduat cazip görünüyor ama enflasyon farkını da hesaba katmak lazım; benim naçizane yöntemim, acil ihtiyaç parasını tl'de tutup gerisini kademeli dövize dağıtmak oldu. kesin bir doğrusu yok, herkesin risk iştahına göre değişiyor.
  6. bu soru her faiz kararı sonrası yeniden hortluyor. tl mevduatta %50 civarı bir faiz var, dövizde ise neredeyse sıfır getiri ve kur artışı beklentisiyle yaşıyorsun. matematik basit: mevduat getirin doların yıllık artışını geçiyorsa tl'de kalmak mantıklı, geçmiyorsa zaten zarardasın.

    ben uzun süre dövizde bekleyip fırsat maliyetini yediğim oldu, sonra faiz yükselince tl'ye geçtim ve pişman olmadım. ama bunun garantisi yok, işin özü kurdaki baskının ne kadar süreceğini kestirmek. kimse bunu net bilemiyor, o yüzden portföyü ikiye bölüp uyumak en akıllısı gibi geliyor bana.
  7. bu tartışma bitmez, çünkü kimin ne zaman girdiğine bakıyor; geçen yıl tl'de kalıp reel kazanç gören de var, dolar alıp huzur bulan da. ben artık tek kalemde pozisyon almıyor, bu tarz dağıtımı enflasyon beklentisiyle gözden geçiriyorum.
  8. tl mevduatta kalmanın cazibesi son dönemde faizlerin yüksek seyretmesiyle arttı ama reel getiri hesabını yapmadan sevinmemek lazım. enflasyonun altında kalan bir faiz sizi yavaş yavaş eritir, döviz tarafında da kur artışı faizi geçtiği anda mevduatın getirisi buharlaşıyor. ben uzun süre dövizde bekledim, kur bir türlü beklediğim yere gelmedi, o dönem mevduatta kalsam daha iyiydi diye çok düşündüm. yani mesele hangisi daha iyi değil, hangisine ne kadar dayanabileceğinizle ilgili; ben artık ikisini de tek sepete koymuyorum, vade ve tutar dağıtarak gidiyorum, pişmanlığı azaltıyor.
  9. bu ikilem her dönemde geri dönüyor, sanki yeni bir şeymiş gibi konuşuluyor. aslında mesele basit: hangi para birimine güveniyorsan ve ne kadar vadeye tahammülün varsa ona göre pozisyon alıyorsun. tl mevduatta faiz yüksek görünüyor ama reel getiri meselesi işin içine girince hesap değişiyor. geçen sene tl'de kalan bir yakınım reel olarak hiç de kazançlı çıkmadı, bunu da not düşeyim.

    döviz tarafında da kurun sakin seyrettiği dönemlerde beklemek can sıkıcı olabiliyor. bu tarz kararlarda tek kalemde girmek yerine parçalı geçiş yapmak çoğu zaman daha az pişmanlık üretiyor.
  10. geçen sene faiz yüksekken tl'de kalmıştım, reel getiri olarak dövizden iyiydi ama kur ataklarında da oturup izledim. mesele hangisinin mutlak kazandığı değil, senin vaden ve kur beklentinle uyuşup uyuşmadığı; ben artık ikisini de tamamen dışlamıyorum.