-
bu ikilem aslında tam olarak bir risk iştahı sorusu. faiz yüksekken tl mevduatta oturan adamın derdi kurun o faizi yiyip yemeyeceği; dövizde duranın derdi ise tl faizinin reel getirisini kaçırmak. benim gözlemim, kimse iki pozisyonu aynı anda tutmuyor, herkes haklı çıkmak için veri seçiyor. geçmiş getirilere bakan, faizin kısa vadede cazip göründüğü dönemlerde haklı çıkıyor ama trend döndüğünde o hesap hiç konuşulmuyor.
kendi adıma artık tek para birimine yaslanmıyorum, ikisini bir arada tutup oranı enflasyon beklentisine göre kaydırıyorum. geçen yıl tl tarafını fazla tutup dolar dibi gördü sanatına iki kez yakalandım, ne diyeyim. kesin bir cevabı yok, sadece neye ne kadar dayanabileceğini bilmek gerek.
-
tl mevduatta kaldığım dönemde faiz güzel rakam veriyordu ama kur patlayınca alım gücü kısmında gerçekleşen kaynağı görünce meseleyi öyle basit göremediğimi anladım; dövizde de telefonumu açıp baktığımda aylık getiri sıfır sayılır. hangisinin kimin için doğru olduğu kişisel vade tercihine bakıyor, ben ikisini de tutuyorum ve ortalamada ruhsin rahat ediyorum.
-
bu tartışma her ay başında faiz oranlarıyla birlikte yeniden alevleniyor, kimse de net bir cevap veremiyor. tl mevduatın getirisi kâğıt üzerinde yüksek görünüyor ama enflasyon sonrası reel getiriyi hesaplayınca tablo değişiyor. döviz tarafında ise kurun ne yapacağını bilmek mümkün değil, geçmiş verilere bakıp tahmin yürütmek biraz kumar gibi. ben çözümü yarı yarıya bölmekte buldum, iki taraftan da memnunum diyemem ama en azından bir tarafa tamamen bağlanmıyorum.
-
tl mevduatta kalınca reel getiri enflasyona yeniliyor, dövizde bekleyince de kur baskısı ve makas can sıkıyor; benim gözlemim ikisini de birden taşıyıp ağırlığı çeyrek çeyrek kaydırmanın panik satışını azalttığı yönünde, yoksa kırk yıllık matematik değil bu.
-
bu tartışmanın sonu yok çünkü herkes kendi aldığı kararı doğrulayacak veriyi bulup öne çıkarıyor. geçen sene faizden girenle dolardan giren aynı kişi bile farklı hikaye anlatıyor, biri vergiyi biri makası hesaplamamış oluyor.
-
tl mevduatın faizi cazip görünse de enflasyon altında kalınca getirisi kağıt üzerinde kalıyor, dövizde beklemek de ters rüzgarda sinir bozucu olabiliyor. ben kendi payıma sepet yapmayı seçtim,
bu tarz ikilemde tek yön yanlış gibi geliyor bana.
-
bu tartışma her faiz kararı sonrası hortluyor, kimse de net bir cevap veremiyor. tl mevduatta %40-50 bandı cazip görünüyor ama enflasyon real getiriyi eritince hesap değişiyor. döviz tarafında ise kur baskılanırken alım fırsatı mı yoksa tuzak mı belli değil. ben ikisini de tutup ortalamaya bakıyorum, tek tarafa yatmak son iki yılda hep pişman etti.
-
bu tartışma her faiz kararı sonrası yeniden alevleniyor ama net bir cevabı yok, çünkü cevap kişinin vadesine ve risk iştahına göre değişiyor. ben uzun süre tl mevduatta kalıp enflasyona yenildim, sonra panikle dolar aldım ve bu sefer de faiz fırsatını kaçırdım. artık şunu yapıyorum: hedef enflasyonun üzerinde reel getiri arıyorum, gerekirse ikisini de karıştırıyorum. yani mesele hangisi doğru değil, sizin zaman ufkunuz ne.
-
tl mevduatta %50 faiz varken doların bir yılda %20 artması matematiksel olarak mevduatı öne çıkarıyor ama enflasyonu ekleyince ikisi de alım gücünü koruyamıyor. ben yine de portföyün yarısını tl mevduatta tutup kalanı dövizde bekletiyorum, çünkü kur gerçekleşmesi faiz kadar öngörülebilir değil.
(bkz:
mevduat faizi)
-
bu soruyu on yıldır kendime soruyorum, ortak noktamız hangisini tutarsan tut faiz bakiyeyi kurtarıyor ama dolar kırkında geçtiğinde yetişemiyor. kendi tecrübem ikisini de bir arada tutmanın, tek bir tarafı övmekten daha az kalp atışı yaşattığı.
bakınız döviz ve mevduat ikilemi