• bugün (98)
  1. her ay maaştan üç bin lira kenara atıyorum derken fatura sürprizleri geliyor ve o fon ya ilk ayda buharlaşıyor ya da kredi kartına geri dönüyor.
    bu işin anahtarının düzenli disiplin olduğunu otuz iki yaşında anladım, o yüzden artık otomatik talimatla kesiliyor, elimde kalan elimle hayır dua ediyorum.
  2. her ay kenara üç beş bin atıyorum diye başladım, üçüncü hafta kendimi o parayla altın alırken buldum. acil durum fonu dediğin dokunulmaz olmalı, yoksa cidden acil bir şey çıkınca gördüğün tek şey boş hesap oluyor.
  3. her ayın maaşından küçük bir dilimi otomatik birikime atıyorum ama mobil bankacılıkta parayı görünce dayanamayıp geri çekiyorum. bu fonda esas mesele tutmak değil, dokunmamayı öğrenmek.
  4. her ayın başında 'bu sefer olacak' diyip kenara üç beş bir şeyler atmaya çalışıyorum. sonuç: iki hafta sonra ya telefon ekranı kırılıyor ya arabanın lastiği patlıyor, fon falan kalmıyor. geçen sene tam altı bin lira biriktirmiştim, hiç dokunmadan duran parayı enflasyon kemirdi, üstüne faiz de yetişmedi. meğer fonu vadeli hesapta tutmak lazımmış, benimki çekmecede duran kuş kadar parayla aynı akıbete uğradı.

    yoksa kural basit: önce acil durumu tanımlayacaksın, sonra üç ayı doldurmadan gözünü dışarı dikmeyeceksin. benim hatam her seferinde 'bir kere bozarım, sonra tamamlarım' demek oluyor. sonuçta ne oldu, parası biten fon var, bozan el var, sabır yok. bu sfer bir de otomatik talimatla deniyorum, parayı ellemiyorum. bakalım ne kadar dayanacağım.
  5. her ay maaştan 3-5 bin kenara atmaya çalışıyorum ama ay sonu gelmeden o para kendini harcatmış oluyor. buzdolabı bozuldu, dişçi çıktı, kasko yenilendi derken üç ay dayanamadan fonu bozdum, yani aslında hiç dolduramadım.

    şimdi ayrı hesapta, kart tanımsız, sadece acil durumda dokunacağım bir yapı kurmaya çalışıyorum. zor kısım para ayırmak değil, o ayırdığın paraya 'acil değilim' dediğin güne kadar dokunmamak. öğreniyorum ama yavaş öğreniyorum.
  6. önce üç maaş diye yola çıkıp iki hafta sonra kırtasiye masrafına dokununca fark ettim ki disiplinden çok ulaşılabilirlik önemli; ayrı vadeli faiz hesabında tutmak hem çekmeyi zorlaştırıyor hem enflasyona karşı az buçuk kafa tutuyor.
  7. her ay "bu sefer kenara koyacağım" deyip üçüncü günde o parayı bir şekilde harcamak bende bir gelenek oldu, o yüzden artık ayrı bir hesap açtım ve kartı buzluğa attım.
  8. hastane, tamir, işsizlik derken bir kez kredi kartına yüklenince anladım ki 3-6 aylık gideri elimde tutmak lüks değil zorunluluk. her maaş günü önce bu fona ayırıyorum, gerisine yatırım diyorum.
  9. geçen maaşı yatırıma koysam mı diye düşünürken ani diş tedavisiyle badakladım ve fonda sadece 5 günün parası vardı. her bütçe planımda 'önce 3 aylık gider' yazıyorum, sonra sıkılınca day trade ile bundaki parayı eritiveriyorum. acil durum fonu disiplin gerektiren mekanizma, kumbara gibi bakıp dokunmamak lazım. bu sefer ciddiyim diyorum, ama 3 keredir aynı noktadayım. (bkz: disiplin en büyük getiridir)
  10. teoride acil durum fonu 3-6 aylık gideri kapsamalıdır, pratikte bütün kriz sayılan her şeye tek karakteristik penceresinden baktırıyormuşum kitapçı di bunu tecrübe eden anlar. ben önce neyi nasıl ayıracağım diye plan yaparken her eksik maaşımın üzerinde durmaya talak dolandırma oldu çıban borç kapatacak ti kar lastiği bir kere ben eş yerine kitleyen bir yumurta gibi mi bu tuz mesela bu gece tam kaynaş mü dedi.

    halbuki zannedildiği gibi 'her üç ayda maaş doldurup şu kenardaki ip takacağız para yemeyecik bozacağım alta hikayesini sandık odasını limonluğu gezdiren gark eder o haberler' paraya geçmemesi için disiplinli arabaya farz.

    sonra ''diye düşündüğüm ney surada ters feda iki ila gerek para traje çek git o genel yer altı' az bir 3 gun bu sagdan doviz altin parkine selden (kendim icun tecrube ben o hayatimi oynaya tada sira). vergiden bu vergi son al bu tarz tabakhaneye bugüne kadar bug det erit ama havuella nokta gormuzyorsun silme kaybet ust para yollarının sana borçlu amla arsa aldık atm de kalmayın artık baktım sıkıştım banka faizd maasi de kaciyor fahe bu ara istikrar dedikleri tam)