• bugün (90)
  1. matematik kısmı kolay da işin psikolojik tarafı hesaba girmiyor, kirada otururken elindeki parayı endekste tutmayı başarabiliyorsan kira genelde daha esnek kalıyor. kendim dahil çoğu kişi o parayı mevduatta eritip sonunda hem evi hem getirisini kaçırıyor, o yüzden önce disiplini ölçmek gerekiyor.
  2. bu sorunun cevabı maalesef kişinin disiplinine göre değişiyor, matematik tek başına yetmiyor. ben ev aldım, kredi taksidi kirayla yarışıyordu, faizler düşükken mantıklıydı. ama o parayı kirada oturup endekse koysam reel getirisi muhtemelen daha yüksek olurdu. sorun şu ki çoğumuz o farkı gerçekten yatırıma yönlendiremiyoruz, harcıyoruz. yani kağıt üstünde kira+yatırım önde, pratikte çoğu kişi için ev psikolojik bir zorunlu tasarruf.
  3. bu ikilemin cevabı faiz oranına, kiraya ve piyasaya göre değişir diyenler haklı. ev almak psikolojik olarak güvenli hissettiriyor, aylık kira yerine kredi taksidi ödüyorsan bir gün borcun bitiyor ve elinde bir varlık kalıyor. ama peşinatı bağladığın para ve kredi faizi, aynı tutarı endekse koyduğunda ne getireceğiyle kıyaslanmadan bu karar eksik kalır.

    ben kirada oturup portföye yatırım yapan tarafta oldum bir süre, dürüst olmak gerekirse kiraya giden para kayıp gibi hissettiriyor insana. yine de şunu gördüm: ev de bir yatırım ama likit değil, satmak istediğinde zaman alıyor ve o dönemdeki faiz ortamı senin lehine olmayabilir. sonuç olarak iki yol da doğru; kriter sadece hisse getirisi değil, hangisinde daha rahat uyuyabildiğin.
  4. bunu düşünenler genelde kira getirisini yıllık %0.5 hesaplayıp 'değmez abi' diyor ama kira çarpanı 300 ise ev 25 yılda kendini ancak amorti ediyor, bu sürede borsa temettü ve enflasyondan ne kadar koruyor tartışılır. o yüzden bu tercih matematikten çok nakit akışı ve sabır meselesi, kredinin faizi mi kiraya giden para mı diye hesap edince cevap herkes için değişiyor.
  5. oturduğum eve 5 milyon bağlayacağıma aynı parayı temettü veren kağıtlara dağıtsam kira getirisinin iki katını alırdım, hesap ortada. ama üç gün sonra zam haberini patlatan ev sahibi gelince elindeki endeksi kimse hatırlamıyor.
  6. bu soruya net cevap veren ya faiz hesabı yapmıyordur ya da duygusal konuşuyordur. ev almanın getirisi kira tasarrufu ve değer artışı; kirada kalmanın getirisi ise parayı borsada ya da mevduatta tutup likit kalabilmek. ikisinin de matematiği enflasyon ortamında tamamen değişiyor.

    bence kritik nokta şu: ev alırken kredi faizi ne kadar, peşinatı hangi varlıktan bozdun, geri kalan parayı ne yapacaksın. kiradayken de artan kirayı karşılayacak nakit akışın var mı? benim gözlemim, disiplinli yatırımcı için kirada kalmak bazen fazla kazandırabiliyor ama psikolojik rahatlık arıyorsan ev bambaşka bir şey. tercih tamamen senin finansal disiplinine bağlı.
  7. kirada oturup parayı borsaya yatırmayı seçtim, ilk yıl yüzde 30 zarar yazınca evin taksiti gözümde tüyler ürpertici bir lüks gibi göründü, hâlâ karar veremedim.
  8. iki tarafta da haklı argümanlar var ama matematik kiraya oturup farkı yatırıma ayırmanı söylüyordu eskiden; kira çarpanları 300-400'lere çıkınca o argüman biraz zayıfladı. yine de ev almak demek tüm portföyünü tek bir varlığa betonlamak demek, deprem riski, likidite derdi, aidatı tapu harcı hepsi cabası. kirada oturursan bu tarz dertlerle uğraşmazsın ama kirayı enflasyona yedirirsin. ben şahsen kirada oturup portföyü çeşitlendirmeyi seçtim, pişman mıyım, bazen.
  9. yıllarca 'ev almak kutsaldır' diye dayatılan kafa beni 30 yaşında natamam bir daireye bir ömür borçlandırmak üzereydi. hesabı masa başında yapınca görüyorsun: kredi faiziyle birlikte ipotekli bir hayatın toplam maliyeti, kirada oturup kalan parayı öğrenci evi tadında değil de düzgün bir portföye kanalize etme maliyetinden fena halde yüksek olabiliyor. enflasyon ortamında kira artışı hızlı ama varlık tarafı da enflasyonla büyüyor; işin özü borç mu, getiri mi olduğunda insan donup kalıyor.

    ben kirada kalıp mevduat, hisse ve biraz altınla çeşitlendirmeyi tercih ettim, temettü portföyümü kira gibi okumayı öğrendim. evin güven duygusu hâlâ cazip ama tüm birikimi betona gömüp tek bir çatıya bağlı kalmak bana cazip gelmiyor. suçlu ya da doğru yok; hesap ortada, namuslu da ortada.
  10. şu denklemi daha geçen bir pencereden baktım: kirada oturup her ay kalan parayı doğru sepete, yani mevduat + döviz değil de endeks, elinde düsük giderli ve temettü ödeyen bir portföye koyuyorsan iş iki ayağa aynı anda kombine adım (bu tarz) gibi olur. ancak kirada oturup da biriken parayı faize, yani en çok enflasyona yenilen enstrümana park ediyorsan aylık gelir yaklaşık şu kadarını elde tutuyorsun diye bakınca o zaman evin gerisinde kalma ihtimali düşük değil. ev almanın da böyle bir sayfada atlanmaması gereken türü var: bu masraf o evden 10 sene içinde taşınmayacaksan ve alım satım komisyonu ile stopaj sıkıntısı bir noktada esas alınacak gider (bu tarz) haliyle eğer aşağı yukarı ortalama 20 yıl kalırsan bazı alternatiflerine göre daha verimli. doğum günü vermek gibi göreceli olan başlıkta aslında tek gerçek doğru: borç düşükse ex. maliyetle piyasaya, yani endeksten daha düşük olsun faiz.'