-
ilk maaşın tamdıbını hype'lanan bir hisseye ya da coin'e gömmek, sonra iki hafta sonra %30 ekside kötü hissedip panikle satmak; klasik bir başlangıç hikayesi.
ben de zamanında denedim, o gün anladım ki maaşın önce acil durum fonu ve giderlere gitmesi lazım, yatırım sonraki iş.
-
ilk maaşımla çok kaldıraçlı bir pozisyona girdim, üç gün sonra maaşın tamamı hesabın geçmişine döndü.
heves ve bilgiden büyük diye özetleyebileceğim bu hatanın bir benzeri bir arŞiv çok tcık insanın elinde var.
-
ilk maaşımla kulaktan dolma bir hisseye girmiştim, iki hafta sonra yüzde yirmi eksideydim ve ne yaptığımı bile bilmiyordum. o gün öğrendiğim şey şu oldu: sermayeyi acil ihtiyaç fonundan ayırmadan yatırım yapılmaz.
-
ilk maaşı alınca insan birden finansçı kesiliyor. bir arkadaşıma kulaktan dolma duyduğu bir hisseye neredeyse maaşının tamdıbını yatırmıştı, iki haftada portföyü yarılandı. tecrübe kazanmadan kaldıraçlı ürünlere girmek de o dönemlerin klasik hocasıdır. küçük meblağlarla, acele etmeden tüm maaşı tek bir varlığa boğmamak en doğrusu.
-
ilk maaşın ilk günü portföye dalıp popüler hisseye ya da o meşhur coin'e tüm parayı gömen bir nesil var; ben de dahil maaş yattığı gibi alıp yirmi gün sonra eksiye düşünce panik satan taraftaydım. aslında ilk maaşla yapılacak en iyi yatırımın acil durum fonu olduğunu iki üç ay sonra öğreniyorsun.
-
o ilk maaşın heyecanıyla 'ben piyasayı çözdüm' moduna girip kaldıraçlı kriptoya yönelen herkesin sonu genelde aynı: hesapta bir gece kalan paranın sabah buhar olması. sonradan öğreniyorsun ki en iyi ilk yatırım, o parayı yavaşça tanımak ve hatanın ucuzunu erken yapmakmış.
-
ilk maaşın gasteye dönüşeceğini sanıp 3-4 hisseye dalmak, sonra tek yaprak bile kâr göremeden zararda oturan bir sürü insan gördüm, bir sürüsü de benim. o zaman acı çektiğini anlamıyorsun, çünkü esas mesele sermayenin küçük olması değil,
acil durum fonu olmadan yatırıma girmen.
erken kaybedilen üç bin lira ders ücretidir; kafanda disiplin oluşursa sonradan kat kat geri gelir diye düşünüyorum.
-
ilk maaşın heyecanıyla aldığım kağıdı iki hafta sonra eksi görünce sattım, sonra o kağıt ikiye katladı; aceleyle giren elbet panikle çıkar, birikim yerine kumar hissiyle hareket etmenin bedelini küçük portföyde daha fena ödüyorsun.
-
önce vadeli hesabı 'yatırım' sanıp reel olarak eriten, sonra duyduğu bir hisseyi tavan beklentisiyle alıp elinde patlatan çok insan tanıdım. mevduat da enflasyonda para kazandırmaz, o ayrı bir tecrübe meselesi.
-
ilk maaşı alan herkes biraz trader olduğunu sanıyor, ben de öyle sanmıştım. ilk ayın tüm maaşıyla 'büyüyecek' denen bir hisseye daldım; iki hafta sonra portföyümün bakiyesi maaşımın yarısına düşünce panikleyip sattım, hem zarar hem de moral kaybı. en temel hata şu: yatırım yapmadan önce üç-dört aylık acil durum fonu biriktirmemek gerektiğini kimse başına gelene kadar bilmiyor. maaş biraz birikmeye başlayınca iyice 'fırsat' gelmiş gibi hissediyorsun ve kaldıraç kısmına bakıyorsun, o işin sonuda genelde kaçınılmaz bir husran oluyor.
ikinci hata 'dost tavsiyesi' ile alım: babamın, kuzenimin, x uygulamasındaki yatırım gruplarının söylediği hiçbir şeyi okumadan almam. sepette çeşitlilik lazım, geliri giderini ayırıp bir kısmını endeks, bir kısmını döviz ya da altına dağıtmak ilk dönemde en mantıklı adım. küçük parayla başlasan bile 1-2 bin liranın ne kadar hızlı sıfırlandığını hüzünle izlemiş biri olarak tavsiyem: parayı değil öncelikle sabrı biriktirin.