-
bu karşılaştırmada sadece brüt yüzdeleri kıyaslamak en büyük tuzak, çünkü mevduatta faizin tamamı size kalırken kir için aidat, vergi, boş kalma ve bakım masrafını düşmeniz gerekiyor. net rakamlara inince çoğu daire kâğıt üstündeki mevduat kadar cazip kalmıyor, yine de kira getirisinin şerefiyeden gelen gizli primi de es geçmemek lazım.
(bkz:
gayrimenkul getirisi)
-
şu anda kira gelirinin yıllık brüt getirisi çoğu dairede mevduat faizini ender olarak geçiyor, vergi ve bakım masraflarını düşünce fark daha da açılıyor. kira senaryosunda fiyat artışı ve enflasyon sanırım en büyük itici güç olabilir, ama örneğin gerçek getiri açısından acı tecrübelerle sınandım.
-
aynı parayla bir daire almak mı faize koymak mı diye düşününce hesap sandığımdan karışık. brüt kira getirisini yıllık mevduat faiziyle kıyaslamak kolay ama aidat, tamir, boş kalma ve vergi düşünce net getiri eriyiveriyor. ben ev sahibi değilim ama kira ödeyen biri olarak ara sıra bu hesabı yapıyorum, son gördüğümde bazı dönemlerde faizm daha rahat uyutuyor gibime geldi.
-
bundan daha acı bir kıyas yok çünkü biri sabit, diğeri değişken; ama faiz yüksekken kira getirisi kısa vadede geride kalıyor ister istemez. işin amortismanı, aidatı, bazı aylarda kiracı bulamama gerilimi var ki brüt verim hesabı masada kalıveriyor. keşke bir kez kira yerine mevduatı seçseydim dedirten dönem oldu, çünkü bilinmezlik ekstra uğraş istiyor. yine de her şeyi getiri değil konum kalıcı değer olarak konuşmak daha dürüst olur.
-
iki milyonluk dairenin aylık kirası ile aynı parayı faize koyunca gelenin neredeyse eşit olması beynimi yaktı geçen hafta. kira ayrıca kiracı, tadilat ve boş kalma derdi demek, faiz ise pasif ama enflasyon vergisi net.
bu tarz kıyaslarda yiğidin hakkını vermek lazım,
bu tarz hesaplar sadece rakamla dönmüyor.
-
iki milyonluk dairenin aylık on beş bin kirası lüks değil ama hesabı kağıt üstünde yapınca mevduat faiziyle başa baş gidiyor bu tarz
kirada ise binde yedi yıllık getiri çıkıyor; mevduatta stopaj düşünce bile daha cazip olduğu dönemler oldu, ben iki tarafı da tutuyorum artık.
-
geçenlerde ev almayı düşünen bir arkadaşla oturduk hesap yaptık, 3 milyonluk bir dairenin aylık kirası 12 bin civarı; yani brüt getiri aylık yüzde 0.4, yıllık yüzde 5'in altında. aynı parayı mevduatta tutsan aylık net yüzde 4 civarı faiz var, tabi şu anki faiz ortamında bu rakam kira getirisini ikiye katlıyor bile rahat rahat.
ama iş orada bitmiyor, kira her yıl artıyor, evin kendisi de uzun vadede enflasyona paralel değer kazanıyor; mevduat ise faiz düşünce bir anda cazibesini kaybediyor. benim gözlemim kısa vade mevduat, uzun vade kira tarafında tartıyor; ama yönetim derdi, kiracı derdi ve boş kalma riski de cabası. bir de aidat ve tapu masrafını hesaba katmayan o hesap eksik kalıyor.
-
istanbul'da bir dairenin brüt kira getirisi yüzde üç civarındaysa mevduat faizi kağıt üzerinde daha cazip duruyor. ama kiracı riski, boş kalma süresi ve bakım masrafları hesaba girince iş değişiyor, üstelik konut değer artışı da tabloya eklenmeli. ben kişisel olarak ağırlığı mevduatta tutuyorum, gayrimenkulde ise sadece oturacağım eve yöneldim. (bkz:
gayrimenkul getirisi hesabı)
-
mine koyduğum daireye gelen on beş bin beş yüz yirmi beş lira ile aynı parayı ar.. çalıştırılan paranın faiz getirisi arasında ciddi fark var; evin gideri, emlakçısı ve boş kalma riski karşılaştırılınca çoğu zaman süt beyazı beyaz, ama kirayı ödeyen taraf olmak istiyorsan orası başka hesap.
-
kira getirisini mevduatla kıyaslarken sadece brüt kira/ev fiyatı oranına bakmak yanıltıcı oluyor; kiracı riski, boş kalma süresi, aidat ve bakım giderleri hesaba girince tablo değişiyor. üstelik mevduat faizi bugün üç ayda bir karar verilirken, evin fiyatı ve kirası arasında da bir yıllık gecikme olur. yani kağıt üzerindeki oran değil, vergi sonrası net nakit akışı kıyaslanmalı.
(bkz:
risk getiri dengesi)