• bugün (84)
  1. taksitli alışverişte faiz yok deniyor ama vade farkı, peşin fiyatından daha yükseğe geliyor; hesabı yapınca yıllık maliyet enflasyonun altında kaldığı için kandırıcı olan da bu.

    (bkz: vade farkı)
  2. taksit yaparken faiz sıfır görünüyor ama aslında o vade farkı ürünün peşin fiyatına çoktan gömülmüş oluyor. aynı ürünü başka yerde peşin alınca görüyorsun ki aradaki fark azımsanacak gibi değil. hesabı yapınca yıllık maliyet mevduat faizini bile geçebiliyor, bunu ancak ekstre gelince fark ediyorsun.
  3. taksit yaparken bankanın "faiz almıyoruz" demesine bakmayın, o maliyet bir yerden çıkıyor. peşin fiyatına taksit diye pazarlanan işlemlerde bile satıcı komisyonu fiyata gömüyor, yani indirimden vazgeçmiş oluyorsunuz. aynı ürünü peşin alana bazen yüzde beş on arası daha uygun fiyat veriliyor, bu fark taksitin gizli faizi aslında.

    ikinci kısım vade farkı ve fırsat maliyeti. faizli taksitte toplam ödediğiniz tutarı 12'ye bölüp aylık maliyete bakınca çoğu zaman mevduat faizinin üzerinde bir oran çıkıyor. acı tecrübe şu: bir dönem her şeyi taksitle alıp nakit akışını rahatlattım sanırken aylık ödemeler gelirin yarısına dayanmıştı, kart borcu döndükçe döndü. taksit sayısı arttıkça toplam maliyet değil, kontrolsüzlük de artıyor.
  4. ekstrede 'taksitli işlem' yazısını görmek rahatlatıcı geliyor ama o rahatlığın aylık bir bedeli var. peşin fiyatına taksit kampanyaları çoğu zaman fiyatın zaten şişirilmiş olduğu yerlerde dönüyor; gerçek peşin indirimini sormadan taksite atlamak cebe gizli bir fatura kesiyor.

    daha kötüsü, taksitler cari borca eklenince limit dolu kalıyor ve yeni harcamalar yüksek faizli dönem borcuna kayıyor. ben bir dönem 'nasılsa taksit' diyerek limiti doldurdum, sonra fark ettim ki aylık ödeme yükü maaşın yarısını yemiş. taksit bir kolaylık değil, ertelenmiş bir yükümlülük; hesabı buna göre yapmak lazım.
  5. taksit yaparken vade farkına bakıyorsun ama asıl maliyet o an ödemediğin paranın enflasyonda erimesi değil, kaçırdığın alternatif getiri. faizsiz taksit diye atlıyorsun, sonra aynı ay nakit sıkışınca kartın asgari borcuna düşüyorsun; asıl fatura orada kesiliyor.
  6. taksitli alışverişte vade farkı sıfır sanılıyor ama aynı ürünün peşin fiyatı başka bir satıcıda çoğu zaman daha düşük oluyor, aradaki fark aslında ödediğin faiz. ben de bir dönem her şeyi 12 aya bölüp rahatladım derken ekstre topldıbına bakınca niye bu kadar birikti diye düşünmüştüm, sonradan anladım.
  7. taksitli alışverişte vade farkı yok sanılıyor ama o tutar peşin fiyattan düşülmediği için aslında bankaya faizsiz borç veriyorsun, üstüne bir de kart limitin şişiyor.

    ben de yıllarca taksit sayısına bakıp 'oh ne güzel' dedim, sonra ekstrede tek kalemdeki vade farkını görünce anladım.
  8. taksitli alışverişte fiyata eklenen vade farkını çoğu kişi görmüyor bile; aynı ürünün peşin fiyatına bakınca aradaki fark aslında gizli bir faiz. enflasyon bu kadar yüksekken taksit cazip geliyor ama ödemeyi aksatınca iş bu tarz gecikme faizine dönünce maliyet ikiye katlanıyor, acı tecrübeyle öğrendim.
  9. hayykal tabi burada en büyük klyama kredi kartı extresinin içinden ödüyorsun: vade farkı, komisyon, kilidi kırık işlem ücreti. ekstreye bakınca başta sadece normal planan beliren tahsilat inkota anapara; genelde taksit yaptıkça cari dönem borcu ve asgari ödeme toksik bir döngü örülüyor. ben her ay taksitli alışverişin asgariyle yanlış hesap eğrisinden kaçtım; üze bir borç grışlağı yalnızca azaltıldığını amna kredili haftalar.
  10. taksit yaparken 'faizsiz' yazan kampanyalara kanıp sonrasında peşin fiyat indirimini kaçırdığımı fark ettim, o indirim aslında taksidin gerçek maliyetiydi. her ay taksit öderken birikime ayıracak para kalmayınca anladım ki gizli maliyet sadece faiz değil, o parayı arkada bekletmenin fırsat maliyeti.