• bugün (84)
  1. vade farksiz denen taksitte bile magaza pesin fiyat indirimi vermeyince aradaki fark senin cebinden cikiyor, ustune bir de limitin kilitleniyor. ben artik taksitli alisveriste almadan once pesin fiyati soruyorum, bazen fark vade farkindan fazla oluyor.
  2. vade farkı aylık gibi görünse de yıllık bileşik maliyeti üç hanelere çıkabiliyor, üstelik peşin fiyata yapılan indirimden de oluyorsun.
  3. taksitli alışverişte vade farkı yok sanıyorsanız bir de peşin fiyata pazarlık yapıp aradaki farkı hesaplayın, o indirim aslında sizin cebinizden çıkan faizin ta kendisi. ben bir kere peşin almadım diye 3 ay sonra aynı ürünü yüzde on beş pahalı almış oldum, acı tecrübe.
  4. etiket fiyatına bakıp 12 taksit yaptığımda 'faizsiz' tadı alıyorum, oysa o ürün peşin alındığında satıcı indirim verebiliyorken taksitliden devredilmiyor. merkez bankası faizi yükselince vadeli harcamanın finansmanı ta kendisine yansıyor. vade sonu yaklaşan, kaç ay ücretsiz ödedim diye anımsamaya çalışan taraf; nakit avans kullanmadıysam bile hesapta kalan rakam gerçekten bileşik kokutuyor. biriktirme refleksi buradaki sessiz faturayı yenecek en iyi ilaç.
  5. taksit başta sıfır faiz, elli metre olarak pazarlansada kayıtlı faturaya girdiğinde taksitli alışveriş için vade farkının fiyata gizlice eklenmiş olduğunu görüyorsun. aynı ürünün peşin fiyatıyla taksitli hali arasındaki fark, bazen kredi faizi adı altına bile uçmuş rakamdır, alışverişten kazanılan puan onu asla kapatmaz. benim tavrım net: bu istatistik dünyasında taksit rahat gibi gelir, öderken aa hepsini peşin alabilirmişim gayet i her cümleye dönüştürdüm, sürekli baştan bi soyulma olduğunu farkının iyi ihtimalle enflasyon ortamındasın bile burda sürüyle zengin fakir ediyor. hâlin ana prensibi net olsun derim.
  6. üç ayda sıfır faiz cazip geliyor ama her ay bunun cazibesini yeniden yükleyince kart limitini öznemli bir kalem olarak görüyorsun, sonra manşet faiz ödemeye başlıyorsun. benim deneyimim taksit sayısı bonkörleştikçe bir sonraki alışverişin frenini zayıflatıyor, toplam borç taksit tutarıyla değil aylık asgariyle hesaplanınca işin rengi hemen değişiyor.
  7. peşin fiyata taksit masum görünüyor ama enflasyon ortamında büyük harcamaları bölmek sana reel olarak kazandırabiliyor. asıl tehlike limitin dolu olması; işsiz kalırsan asgari ödeme faizi maaşının içinden geçer. taksiti akıllı kullanan avantajlı, kartla yaşayan bedelini geç ödüyor.
  8. taksit yaparken herkesin gözü aylık ödemede, kimse toplamda ne ödediğine bakmıyor. halbuki vade farkı, peşin fiyata binen gizli bir faiz gibi çalışır. 12 taksitle bir telefon alıyorsun, seneye aynı telefonun ikinci el fiyatına yakın para ödemiş oluyorsun. ben bunu ilk fark ettiğimde kredi kartı ekstreme üç ay baktım ve bir daha taksitli alışveriş yapmadım.

    bir de puan, kampanya, hoş geldin faizi derken insan kendini kârlı sanıyor. işin acı tarafı, enflasyon yüksekken bu maliyet ertelenmiş bir yük olarak birikiyor. kaldıraç gibi görünen taksit aslında cebindeki nakdi eritiyor, haberin bile olmuyor.

    bu tarz alışverişlerde önce 'peşin fiyatın kaç katını ödeyeceğim' sorusunu sormak lazım. bu tarz matematik bir iki tıkla yapılıyor ama çoğu kişi tenezzül etmiyor. bu tarz detayları es geçmenin bedeli her ay kabaran bir ekstre oluyor.

    (bkz: bileşik getirinin gücü)
  9. uygulamada 'taksitle öde' seçeneğinin masrafı ayrı bir ekranda küçük fontla duruyor, gören pek yok. buna peşin fiyat indiriminden vazgeçme ve gelecek ayların tüketimini şimdiden bağlamak da eklenince resmi değişiyor. ben iki kere yaptım, hem taksit komisyonu hem programa bağlı kalınca pişmanlık aynı kasaya geldi. taksit kullanacaksan faturayı önce net bir görüp kendi hesabında karşılaştır.
  10. taksitli alışverişte peşin fiyatla taksitli fiyat aynı gibi görünse de vade farkı, kart aidatı ve bütçe kısıtı toplandığında aylık faize çevrildiğinde ciddi bir maliyet çıkıyor ortaya.