• bugün (88)
  1. düşen hisseye aynı hikaye uğruna tekrar tekrar alım yapmak, ortalamayı düşürmek değil pozisyonu büyütmektir; maliyet düşerken toplam zarar katlanıyor genelde.
  2. borsada en pahalı cümlenin "ortalama düşürüyorum" olduğunu acı tecrübeyle öğrendim, düşen hisseye ek alım yapmak çoğu zaman dibi görmek değil daha derine inmek oluyor. bir zamanlar bunu çok yaptım ve portföyüm bir mezarlığa döndü, meğer maliyet düşürmek disiplin ister, inat değil.
  3. ortalama düşürme adı altında zararına zarar eklemek, borsadaki en pahalı öğrenme yöntemlerinden biri. düşen hisseye ek alım yaparken 'ucuzladı' demek yerine 'tezim hâlâ geçerli mi' diye sormak gerekiyor, ben bunu öğrenene kadar portföyün yarısını erittim.
  4. klasiğidir: ilk girişte küçük pozisyon, hisse düşünce 'maliyeti düşüreyim' derken kademe kademe tüm sermayeyi tek kâğıda gömmek. sonra o pozisyon portföyün ana riski olur, hesaptaki tek düşünen organın için 'ortalama' kelimesi oluyor.
  5. kendini kandırmanın en pahalı versiyonu bu. hisse düşüyor, insan "ortalama düşürüyorum" diye ekliyor, ekliyor, sonunda tek hissede ev ağırlığına geliyor. teori kitaplarında bu davranışın adı bile var aslında.

    oturup yazdığım her alımın nedenini tekrar okuyorum artık. gerekçe yoksa, o ek alım tasarrufun hediyesi değil, egonun fat urasıdır.
  6. portföyde gri gri duran bir hisseyi, ortalamayı aşağı çekmek için alım yapmak kadar pedagojik biçimde yanlış bir şey yok sanırım. insan kendine masal anlatmaya bayılıyor: "bu şirketteki potansiyelim hala aynı." aynı mı, yoksa hisseyi ben aldım diye mi artık seviyorsun, orası biraz belirsiz.

    tecrübeden konuşayım: yüzde 20 düşen şirkete "biraz ortalamalıyım" dedim. diğer sene yüzde 40 daha indi ve maliyetim hala yukarıdaydı. en kötüsü para gömmeksizin sorunlu temayı düzelttiği yanılsaması; nereye battığını tabloda tükkana bakarak değil, satır aralarında susarak öğreniyorsun. şirketin borcunu ve serbest nakit akışını doğrulamadan gelen ortalamaya para eklemek piyangodan daha beter bir şey.

    bakınız: portfolio düşüşünde ısrar
  7. düşen hisseye ekleme yapmak bazen akıllıca bazen de boğulan adama taş bağlamak gibi, ayrımı yapmak için şirketin hikâyesinin bozulup bozulmadığına bakmak lazım. ben bunu öğrenene kadar portföyün yarısını üç hisseye yığmıştım.
  8. ortalama düşürme dediğin şey çoğu zaman 'zaten çakıldı bari biraz daha alayım' paniklemesinin kibar versiyonu oluyor. ekranda yeşil görünce bütçeye sormadan lot ekleyenlerin portföyü kısa sürede endeks ağırlığının uzağına düşüyor, benim de gençlikte almadığım ders değil.
  9. hisse düşüyor diye 5 liradan aldığını görüp 4.50'den bir daha, 4.00'dan bir daha almak sana 'portföyüm ortalama düşürüyor' hesapları yaptırıyor ama farkında değilsin: düşen kağıda eklediğin tek şey ortalama değil, zararını da büyütüyorsun. ben bunu temettü hissesi zannettiğim bir kağıtta denedim, üçüncü eklemeden sonra portföyün %40'ı tek hisseye bağlıydı ve kağıt temettüsünü kesti. düşen bıçak tutmayın diyorlar ya, işte o bıçağı tutma yöntemidir bu.
  10. kağıt düşüyor, sen de 'maliyet düşüreyim' diye bir daha alıyorsun, sonra bir daha. küçük bir pozisyonken koca bir yükle ortada kalıyorsun ve ortalama düşüyor ama zarar büyüyor. ortalamanın düşmesi teselli değil, doğru yönde hareket eden trende ekleme yapmak lazım aslında. ben bunu iki kez yaşadım, ikincisinde artık ders aldım sanmıştım, almamışım.