-
düşen hisseye eklemenin tek meşru gerekçesi, şirketin temellerinin bozulmamış olmasıdır; yoksa bu iş
ortalama düşürme değil, zararı büyütme sanatıdır. 2022'de bir pozisyonda bunu iki kez yaptım ve portföyün yüzde 20'sini tek hissede kilitledim, ders oldu.
-
maliyet düşürme bahanesiyle zarara ekleme şu borsada en sinsi tuzaklardan biri. her düşüşte alım yapıp ortalamayı aşağı çekiş, kağıdın temeli bozulmuşsa sadece zararı büyütmenin yolunu açar. geçmişte bir holdingde tam da bunu yaptım: 30→20→12 diye ekleye ekleye, sonunda bir ayda portföyümün üçte birini gömdüm. kızacaksın ama ortalamayı değil, en baştaki tezi sorgulamak gerekiyor.
-
ağzından çıkan cümle hep aynı: ortalamayı kurtarayım, düzelince kâr ederim. aslında ky olarak o lotun yeniden toparlanacağına o kadar inanç yoktur, düşüş korkusunu bastırma operasyonudur. maliyet düşürmek için planlanmamış her ek alım riskini paralel katlar çünkü beklediğin senaryo mahalle şamatası sevdasına tutmuş bir sektöre de dönebilir. ben bunu yaşadım: sonu dönmemeiş her ekleme aslında ''ortalamayı ulsun ve'' demekti.
-
düşen hissede ortalama düşürüyorum diye giriyorum, bir bakmışım zarar ikiye katlanmış, maliyet hâlâ havada.
kademeli alım güzel de cebinde nakit tutmayınca tek çare dibi beklemek oluyor, o da bir türlü gelmiyor.
-
maliyet düşürme bahanesi çok klasik bir yatırımcı kendini kandırma yöntemi, ortalama alsam da gel... yılportföyüm düşüşte olduğundan utancın içine gizlerim. diyelim 100 liradan bir hisse aldın, oldu 80, dönüp dönüp bir 100 liralık daha eklersen iki koşeli bir ortalama yapmış olursun - ortalama düştü diye sevinirsin ama toplam zararın da büyüdü çünkt o bahane, doğru analiz yapılmadan dalılan anlamı sizi nemez. bir tanesi de kaldıraçlı pozisyonda aynı şey, her zarar biriktikçe ekstra bağirip salliyor/az hüsranlar için yeterli değil ya, harıl anda bir pozisyon açılıyor açtığında stop çalışmiyor. bu hataların sonucu, büyük zararlardan çak kaçırılmaz. aslında böyle bir alışkanlığın son senaryo: borsa diplerinde derinlesir, tersten bir ray ile genişler), sonra pişmanlık.
-
ortalama düşürmek matematikte güzel duruyor, kâğıt üstünde hem de. ama düşen hisseye sorgusuz ek yapmak çoğu zaman tepkicilikten başka şey değil, 2022'de bir pozisyonu üç kere ortalayip portföyün yarısını tek hisseye bağladıktan sonra anladım.
-
ortalama düşürüyorum diye düşen bıçağı tutmak tam bu oluyor, portföyümde bir zamanlar -%8 olan kağıda ekleyip -%35'te uyanmıştım; 'maliyetim düştü' diye sevinmek aslında pozisyon büyüttüğünü unutturuyor. ağır giden hissede maliyet düşürmek yerine bazen ek alım kaideyi bozmuyorsa küçük kalmalı, yoksa kayıp avucun içinde büyür.
-
düşen hisseye ortalamaya geldim diye ekledim, ekledikçe düştü ve sonunda portföyün yarısı tek kağıda bağlandı. sonradan anladım ki bu tarz zarar büyütmenin adına yatırım deniyor, halbuki ortalamaya gelmek için önce fiyatın neden düştüğünü anlamak lazım.
-
buna halk arasında 'kafaya alım' deniyor da o kadar masum değil. ortalama düşürmek güzel laf ama hesap tutulmuyorsa bu, maliyet değil; dibi görünmeyen kuyuya sırayla merdiven uzatmadır.
bunu iyi bilmek lazım: aşağı düşen bir hisseyi ortalamak için ek alım yapacaksan pozisyon büyüklüğünü ve toplam sermayeni konuşmalısın. sadece maliyet rakdıbına bakıp hisse sayısını artırmak çoğu kişinin kabusu olmuş, bende de yarı kundak sütleri var o kategoriden.
-
maliyet düşürmek kulağa çok mantıklı geliyor: hisse düştü, biraz daha alırsam ortalama aşağı gelir, dönüşte daha hızlı toparlarım. ama bunun bir de karanlık tarafı var, çünkü ortalama düşürmek ile zarara eklemek arasındaki çizgi çok ince ve genelde geç fark ediliyor. düşen bir hissede neden düştüğünü araştırmadan sadece fiyata bakıp alım yapmak, aslında tezi değil egoyu korumak oluyor.
kendimden biliyorum, bir pozisyonda ortalama düşüreyim derken aynı hissede ağırlığı iyice artırdım, sonra bilanço bozuk çıkınca tahtada tek başıma kaldım. ders şu: ek alım yapacaksan sebebi fiyat değil, şirketin temelindeki olumlu gelişme olmalı. yoksa maliyet düşürme diye başlayan süreç, portföyün yarısını tek hisseye bağlayan bir intihara dönüşüyor. her zaman değil, çoğu zaman zararı kabul etmek daha ucuz.