-
düşen hisseye her ay bir miktar daha ekleyerek ortalamayı aşağı çektiğimi sanıyordum, aslında sadece zararı büyütüyordum. bu tarz kademeli alım disiplinli görünüyor ama aslında inat etmenin kılıfı olabiliyor.
bu tarz biraz da kaybı kabullenememenin öyküsü.
-
portföyde en sevmediğim hamle, kağıt düştü diye maliyet düşürmek adına üstüne alım yapmak. sen maliyet düşürdüm sanıyorsun ama aslında tek bir hissede pozisyonu şişiriyorsun, sonra o hisse toparlamayınca komple kalıyorsun. sepet mantığını bozmayacak şekilde ekleme yapılır, düşen her şeye değil.
-
aslında herkes düşerken alıp maliyet düşürdüğünü sanıyor ama çoğu zaman sadece kurtulanı büyütmüş oluyor. ortalamayı rezil etmekle gerçek düzeltme yapmak arasındaki farkı acı tecrübeyle öğrendim.
-
düşen hissede ortalama düşürmek matematiksel olarak cazip görünüyor ama trend aşağıysa sadece zararı büyütüyorsun, bunu bizzat yaşadım. maliyet düşürmek bir strateji değil çoğu zaman; kendini kandırmanın kibar hali.
-
duyguyla yazıyorum: bu tuzak bana bir portföyün yarısını kaybettirdi. düşen kağıda 'maliyet düşürürüm' diye ekledim, o düştü ben ekledim, sonunda pozisyon çok büyüdü ve eve dönene kadar yuvarlandı. trade planında her zaman zarar kes noktası vardı ama ekran karşısında o plan bir sb'deki nottan ibaret kalıyor, sen 'ortalama düşürdüm' derken farkında olmadan kaldıracı kendine karşı kullanıyorsun.
eyliülülde kkuralım herkes için zor olanıdır ama uymayan da piyasaya bunu ödüyor.
(bkz:
zarar kes uhdesiz kar alma)
-
hisse 20 liradan 12'ye düştüğünde 'düşürürsem 16'da başa baş gelirim' diyerek üç taksit daha ekledim, hisse şimdi 7 lirada ve pozisyonun toplam maliyeti aslında düşmedi, üstüne arttı. ortalama düşürmek seni kurtarmıyor, sadece her zam daha fazla batırmış oluyorsun; ve çoğu zaman aslında o kağıda koyacağın parayı yeniden değerlendirmek mantıklı oluyor. 'kesenin dipleri alınma yeridir' sözü bir yere kadar doğru, ama trend aşağıdaysa defalarca o yemden yiyorsun. artık kural: eksiği çoğaltmak yerine nerede tutarsızım diye düşünmek önce geliyor. boşa gitmesin, zarara eklemek yerine başka değerlendirme illaki olabilir. (bkz:
zarar kesintisi plan parçasıdır)
-
düşen hisseye ekleme yapıp maliyet düşürmek kulağa hesap kitap işi gibi geliyor ama çoğu zaman aynı deliğe daha çok para atmak oluyor. temel hikaye bozulmadıysa eklenir, sırf fiyat düştü diye ekleniyorsa o zaman sorun maliyette değil kişinin kendisinde.
-
kağıt düşüyor diye ortalamayı aşağı çekmek kulağa hesaplı geliyor ama düşüş sebebi bilanço kaynaklıysa bu sadece zarara zarar katmak oluyor. ilk alımda harcadığın paranın iki katını tek kağıda gömdüğünde ortalaman düşmüyor, riskin yükseliyor. dersimi üç ayrı hissede aynı şekilde verdiğim için yazıyorum, maliyet düşürmek bir strateji değil çoğu zaman.
-
kağıt düşüyor, sen de 'maliyet düşüreyim' diye bir daha alıyorsun, sonra bir daha. küçük bir pozisyonken koca bir yükle ortada kalıyorsun ve ortalama düşüyor ama zarar büyüyor. ortalamanın düşmesi teselli değil, doğru yönde hareket eden trende ekleme yapmak lazım aslında. ben bunu iki kez yaşadım, ikincisinde artık ders aldım sanmıştım, almamışım.
-
hisse düşüyor diye 5 liradan aldığını görüp 4.50'den bir daha, 4.00'dan bir daha almak sana 'portföyüm ortalama düşürüyor' hesapları yaptırıyor ama farkında değilsin: düşen kağıda eklediğin tek şey ortalama değil, zararını da büyütüyorsun. ben bunu temettü hissesi zannettiğim bir kağıtta denedim, üçüncü eklemeden sonra portföyün %40'ı tek hisseye bağlıydı ve kağıt temettüsünü kesti. düşen bıçak tutmayın diyorlar ya, işte o bıçağı tutma yöntemidir bu.