• bugün (97)
  1. geçen sene herkesin konuştuğu bir hissede dayanamayıp aldım, aldığım gün tepeden sonraki ilk düşüşün ilk günüydü. ekranı açıp baktıkça kendime sövdüm, nasıl bir acele bu. bir sonraki sefer ciddi bir düşüş beklemedim diyemem, ama artık grup cvıkkı coşkusunu görünce uzaklaşıyorum. sonradan anladım ki en pahalı şey sabırsızlık fomo anı.
  2. endeks yeşilken arkadaştan gelen 'girdim ben' mesajına dayanıp alım yapmak, sonraki hafta aynı kişiden hiç ses çıkmamasıyla sonuçlanıyor genelde. bu tarz Alımları planlı yapmak lazım, çünkü fomo ile girilen her pozisyonun maliyeti sonradan uzun süre psikolojik yük olarak duruyor portföyde.
  3. herkes konuşmaya başladığında alıp sonra da neden düştü diye söylenenlerinin vazgeçilmez senaryosu, ben de bir dönem social medyada trend olan tahtaya tam tepeden girip üç ay kırmızı mum izlemiştim.

    acı tecrübe der ki ne zaman bir varlığı ofisteki herkes soruyorsa orası artık alım değil sabır noktasıdır, ama nedense bunu hep yaşadıktan sonra hatırlıyoruz.
  4. herkesin konuştuğu hisseyi en yüksekten alıp ertesi gün düşüşünü izlemek neredeyse bir klasik oldu benim için, dersimi aldım diyeceğim de hâlâ bazen kaşınıyorum. kural haline getirdiğim en basit çözüm: o gün fiyatına bakmadan araştırmadığım hiçbir şeyi almamak.
  5. herkesin konuştuğu o son hafta ben de dayanamadım, portföyün bir kısmını o panik alışına yatırdım. iki gün sonra grafik yönünü aşağı çevirdi ve o alım en pahalı tecrübem oldu. şimdi fomo geldiğinde ekranı kapatıp bir gün bekliyorum, çoğu zaman fiyat geri geliyor ya da fırsat kalmıyor. kalabalığın en coşkulu olduğu yer genelde tepededir.
  6. herkesin konuştuğu kağıda en yüksekten girmek tam birklasik; grafikteki o çıkışın seni de çağırmasına dayanamayıp tepeden alınca portföyün kırmızıya dönmesi ilk hafta oluyor. sonra ekranı kapatıp 'uzun vadeciyim' demek de var ya, o tam bir savunma mekanizması.
  7. herkes konuşmaya başladığında almak tarih boyunca en pahalı ders oldu; ben de yeşil mumları görüp atladığımda genelde tepede kalakaldım. sakin kafa ve plan, fomo'dan her zaman daha kârlı çıktı. (bkz: fomo nedir)
  8. herkesin konuştuğu hisseyi gördüğünde alasın geliyor, ben de tam o hataya düştüm ve tepe alışlardan sonra aylarca kırmızı sürükledim. sakin kalıp kademeli girmeyi öğrenmek o tek seferlik göz kamaşmasından çok daha kıymetli.
  9. ekranda yeşil mumları izleyip arkadaşın üç günde %40 yaptığını anlatınca beyinde mantık devresi kapanıyor, sadece kaçmasın hissi kalıyor. ben bu his yüzünden iki farklı varlıkta tarihin en yüksek seviyelerinden mal aldım ve sonra aylarca kırmızı bakarak öğrendim fomo'nun bilançosunu. tepe noktadan almanın acısı aslında fiyat düşüşünden çok, plan olmadan almanın verdiği çaresizlik hissi.

    sonradan edindiğim refleks şu: almadan önce yazılı üç kural koydum, tek seferde girmek yerine kademeli alıyorum, kaldıraç ve kredili işlem asla yok. ekranı dikeyde takip ederek değil, haftalık vadede grafiklere bakarak karar veriyorum ve pozisyon büyüklüğünü portföyün tek haneli yüzdesine sınırlıyorum. yine de pişman olduğum alımlar var, kimsede kusursuz bir kayıt yok. önemli olan hatayı küçük tutup portföyü komple ateşe atmamak.
  10. mart 2023'te endeks yükselirken dayanamayıp tepeden girdiğim hisse hala zararda duruyor ve her portföyüme bakışta bana o günkü heyecanımı hatırlatıyor. ders basit: alım kararı coşkunun değil planın eseri olmalı.