• bugün (94)
  1. ilk maaşı alınca insan birden finansçı kesiliyor. bir arkadaşıma kulaktan dolma duyduğu bir hisseye neredeyse maaşının tamdıbını yatırmıştı, iki haftada portföyü yarılandı. tecrübe kazanmadan kaldıraçlı ürünlere girmek de o dönemlerin klasik hocasıdır. küçük meblağlarla, acele etmeden tüm maaşı tek bir varlığa boğmamak en doğrusu.
  2. ilk maaşımla kulaktan dolma bir hisseye girmiştim, iki hafta sonra yüzde yirmi eksideydim ve ne yaptığımı bile bilmiyordum. o gün öğrendiğim şey şu oldu: sermayeyi acil ihtiyaç fonundan ayırmadan yatırım yapılmaz.
  3. ilk maaşımla çok kaldıraçlı bir pozisyona girdim, üç gün sonra maaşın tamamı hesabın geçmişine döndü. heves ve bilgiden büyük diye özetleyebileceğim bu hatanın bir benzeri bir arŞiv çok tcık insanın elinde var.
  4. ilk maaşın tamdıbını hype'lanan bir hisseye ya da coin'e gömmek, sonra iki hafta sonra %30 ekside kötü hissedip panikle satmak; klasik bir başlangıç hikayesi.

    ben de zamanında denedim, o gün anladım ki maaşın önce acil durum fonu ve giderlere gitmesi lazım, yatırım sonraki iş.
  5. ilk maaşımın yarısını bir sabah sosyal medyada popüler olan bir coin'e yatırdım ve üç hafta sonra paramın yarısı gitti.

    şimdi düşünüyorum da o parayla düzenli alım yapsam ya da basit bir vadeli hesaba koysam en azından anaparayı koruyordum.
  6. ilk maaşın tamdıbını tek bir hisseye gömen herkeste ortak bir cesaret var ki o cesaret genelde yüzde otuz zararda öğreniliyor. benim tavsiyem küçük parçalarla çeşitlendirme; canını yaksa da hesabı sıfırlamayan ders en iyi ders.
  7. ilk maaşı aldığım gün babamın 'yarısını altına koy' nasihatini dinlemeyip youtube videolarına güvendim. sonuçta kazandığım o parayla kelebek alıp kripto forumunda ahkam kesmeye başladım.
  8. ilk maaş geldiğinde insanın kendini warren buffett sanması klasiktir. bir yandan kira, faturalar, diğer yandan 'ya ben de yatırım yapayım' gazı. sonuçta genelde maaşın yarısı anlık gazete başlığıyla alınan bir hisseye gidiyor, ardından pişmanlık. ben bunu yaşadım, hâlâ aklıma geldikçe gülerim.

    aslında ilk yapılması gereken, acil durum fonu ayırmak. yatırımdan önce kendini korumak, çünkü fatura çıktığında panikle satmak zorunda kalan adam piyasada yokmuş gibi davranıyor. iki ay masrafını ayırdıktan sonra kalanını adım adım, azar azar piyasaya sokmak lazım. ilk maaş beş yıllık planı finanse etmez, o yüzden acele etmenin anlamı yok.
  9. ilk maaşın hesaba yattığı ilk ay insana bir özgüven geliyor, sanki piyasayı yalnızca sen okumuşsun gibi. hemen 'borsada fırsat var' diyip bütün maaşı tek bir hisseye ya da yeni çıkmış bir coin'e yatıranları çok gördüm, o ilk hevesle hesabını günler içinde eritenler de. halbuki ilk maaşın yatırım aracı değil, önce acil durum fonu olması gerektiğini çoğu kişi ancak zararı görünce öğreniyor.

    deneyimimden çıkardığım ders şudur: hevesinin en yüksek olduğu vakit, akıl yürütmenin en bozuk olduğu vakittir. portföyü çeşitlendirmek ve o ayın parasının ne kadarını riske atabileceğini baştan hesaplamak, o ilk günün heyecanını hiçbir şekilde telafi etmiyor ama sonraki öğrenimlerin maliyetini düşürüyor.
  10. ilk maaşımı aldığım ay gidip en pahalı hisselerden üç tanesini aldım, 'tempolu büyür' diye. temettü verimi %0.5 falandı, kağıtlar da iki ay yatay takıldıktan sonra eksiye düştü. meğer tepede almışım, endeks 9 bin olmuş ben 50 kuruş kâr görememişim. o gün anladım ki maaşın gözündeki 'ilk aşk' hissesi portföyün kartopu değil, kart merkezi olma adayı.