-
ilk maaşı alınca insan zengin olduğunu sanıyor, ben de sanmıştım. hatıra olarak hemen bir hisse alıp sonra da "araştırmadan duyduğum" üç kâğıda para yatırdım, hepsi süzüldü gitti. o dönem lot alacağım yerde doğru düzgün acil durum fonu bile yapmamıştım. o yüzden genç arkadaşlara naçizane: ilk maaşın en büyük yatırımı, hayatı hissederek öğrenmemek oluyor.
-
bir kısmı kasan var mı diye bakmadan çıktığım yol unuttuğum arasında bir tanesi. bilanço takvimi, temettü dönemi, bist100 endeksine göre kendimi fiyatlama refleksi. oysa en büyük bilanço o ayki kira ödemeleri ve ulaşım. gelen mevduatını harcamadan bir miktar acil kasaya aktarmak akıllıca bir başlangıç, ardından her ay düzenli küçük bir alım fon veya bist temettü hisseleriyle devam etmek daha az sarsıcı oluyor. ilk yıl hüsran yaşamak yemin ederim dersi ödesen de o parayla öğrenilmiş deneyimlerin yerini tutmuyor.
-
ilk maaşla yatırım deyince akla hep borsa gelir ama asıl hatalar daha temelde yapılıyor. maaşı aldıktan iki gün sonra bist'te en popüler hisselere girip, üç gün dayanamayıp düşüşte satmak tam olarak bu sınıfa giriyor. başka bir klasik, aylık bir yatırım planı olmadan kalan parayla almak; para bitince moral de bitiyor haliyle. acil durum kasası ayırmamak da büyük hata, gerekirse eldeki hisseyi zararına satıyorsun. teknik olarak en mazur görülecek hata ise dolar grafiğindeki o ilk aldatıcı kavuşma noktası.
-
ilk maaş eline bir 'çantam var' hissi verir, elinden kaymasın diye parayı bir haftada hisse, viop ya da saçma bir coin'e bastığın olur. en klasik hata önce kendine beş soru sormadan, fon analizi yapmadan tüm maaşı tek bir varlığa bel bağlamak oluyor. 'bu memeleketin en iyi markası, batmaz' diye son varlığı karla büyük alım yaparım planları işlem genelde perişan biter.
bir diğer hata da yatırımı 'acil şarj' gibi televizyon ya da iki hes ya da işveren online toplant verme paylaşım grubundan viop bilen bir arkadaşın tavsiyesiyle yapmakta. bence ilk maaşı üç başlığa bak: acil durum için kenarda TL, aynı gün ihtiyaç için mevduat, uzun vade için boşta küçük miktar. damlaya damlaya göl olur, kenardan bakmaya devam.
-
ilk maaşı alır almaz hemen borsaya dalmak, insanın kendi cesaretini test ettiği pahalı bir atölye aslında. acelenin kime ne faydası var derken, kaldıraçlı işlemlere girmek, tek bir hisseye tüm maaşı gömmek ve 'ben analizden anlıyorum' cümlesiyle tepede kalmak klasik. hepsini bizzat yaşadım. en akıllıcası, önce nakit tamponu, sonra küçük ve geniş serpme; yoksa ilk iki maaş, ilk iki dersten ibaret olur.
-
ilk maaşın gelince ''artık yatırımcıyım'' moduna girmek ve ertesi gün doğrudan kaldıraçlı vadeli pozisyon açmak çok klasik. thread'lerden görülen iki-üç grafik analiz fena bir oranda bütün maaşı akılsız yerleştirmeye yetebiliyor. oysa en akıllı yatırım hatırını kısa vadede ''bu dolar mı kazanır faiz mi olan bir krediden uzak durmaktır (bu tarz). unutulmasın ki ilk vurgun değil, ilk dersi aldığın ay portföyün gerçekten yapılanma dönemidir.
-
ben de ilk maaşımın üçte biriyle 'kesin uçar' denilen bir hisseye girmiştim, zarar kes koymayı akıl edemediğim için iki hafta boyunca sadece ekrana baktım. sonradan öğrendiğim şey şu: ilk maaştan yatırıma ayıracaksan, acil durum fonu ayırmadan bu işe kalkışma.
-
ilk maaştan sonra hemen çeyrek altın alan arkadaşım keyfinde, ben volatil görünce coinlere dalıp kâr ettim sanarken girmiştim o tuzak grafiğe; o yüzden yatırım ne kadar erken başlasa da acele getirmiyor.
-
ilk maaşın tamdıbını arkadaşın tavsiyesiyle kriptoya basıp iki hafta sonra yarısını kaybetmek neredeyse bir nesil ritüeli. benzer hatayı kaldıraçlı işlemle yapan da var, tek hisseye portföyün yarısını gömen de; acı ama öğretici oluyor.
-
ilk maaş heyecanıyla 'bir an önce yatırım yapayım' diye girilen gruplarda gezen hisse, vadeli kaldıraçlı kontrat ya da kuzenin önerdiği coin genelde portföyün ilk ders ücreti oluyor. o parayla aslında birkaç ay acil durum fonu kurmak, yatırımdan çok daha kârlı bir hamle olurdu.