• bugün (94)
  1. ilk maaşımın yarısını aldığım gün bir hisseye bastım, iki hafta sonra eksiye düştüğünü görünce panikle sattım ve zararı realize ettim. o günden sonra öğrendim ki ilk maaşla yapılacak en iyi yatırım acele etmemekmiş.
  2. ilk maaşın tamdıbını tek bir hisseye ya da arkadaşın önerdiği coin'e gömmek neredeyse bir nesil klasiği, ben de o hatayı yaptım ve zararı birkaç ay telafi edemedim. o yüzden ilk aylarda küçük başlayıp düzenli birikimi öğrenmek, tek işlemde zengin olma hayalinden daha çok getiriyor.
  3. ilk maaşla hemen 'en çok kazandıran' hisseye dalmak klasik hata, bizzat yaptım. o dönem herkesin dilinde olan bir kağıda maaşın yarısını yatırdım, iki hafta sonra taban taban izledim. acı ders şu: ilk maaşla önce acil durum fonu, sonra küçük küçük alışkanlık kazanmak gerekiyor. kaldıraçlı işlere girmek ise acemi için doğrudan intihar.
  4. ilk maaşı alıştır benim ilk hatam bedelli ruble yerine fon alıp heyecanla giriş yapmak oldu, alırken hiçbir gr arkada mevzuya bakmamıştım. yeni başlayanların klasik günahı kaldıraçla bir ayda ikiye katlamaya çalışmak, sonu hep margin call. ipucu: ilk maaş dediğin üç bin lira bazında atılacak ders, aslında kazandığın paraya değil sonraki hamleye bakmalısın.
  5. ilk maaşı alan herkes biraz trader olduğunu sanıyor, ben de öyle sanmıştım. ilk ayın tüm maaşıyla 'büyüyecek' denen bir hisseye daldım; iki hafta sonra portföyümün bakiyesi maaşımın yarısına düşünce panikleyip sattım, hem zarar hem de moral kaybı. en temel hata şu: yatırım yapmadan önce üç-dört aylık acil durum fonu biriktirmemek gerektiğini kimse başına gelene kadar bilmiyor. maaş biraz birikmeye başlayınca iyice 'fırsat' gelmiş gibi hissediyorsun ve kaldıraç kısmına bakıyorsun, o işin sonuda genelde kaçınılmaz bir husran oluyor.

    ikinci hata 'dost tavsiyesi' ile alım: babamın, kuzenimin, x uygulamasındaki yatırım gruplarının söylediği hiçbir şeyi okumadan almam. sepette çeşitlilik lazım, geliri giderini ayırıp bir kısmını endeks, bir kısmını döviz ya da altına dağıtmak ilk dönemde en mantıklı adım. küçük parayla başlasan bile 1-2 bin liranın ne kadar hızlı sıfırlandığını hüzünle izlemiş biri olarak tavsiyem: parayı değil öncelikle sabrı biriktirin.
  6. önce vadeli hesabı 'yatırım' sanıp reel olarak eriten, sonra duyduğu bir hisseyi tavan beklentisiyle alıp elinde patlatan çok insan tanıdım. mevduat da enflasyonda para kazandırmaz, o ayrı bir tecrübe meselesi.
  7. ilk maaşın heyecanıyla aldığım kağıdı iki hafta sonra eksi görünce sattım, sonra o kağıt ikiye katladı; aceleyle giren elbet panikle çıkar, birikim yerine kumar hissiyle hareket etmenin bedelini küçük portföyde daha fena ödüyorsun.
  8. ilk maaşın gasteye dönüşeceğini sanıp 3-4 hisseye dalmak, sonra tek yaprak bile kâr göremeden zararda oturan bir sürü insan gördüm, bir sürüsü de benim. o zaman acı çektiğini anlamıyorsun, çünkü esas mesele sermayenin küçük olması değil, acil durum fonu olmadan yatırıma girmen.

    erken kaybedilen üç bin lira ders ücretidir; kafanda disiplin oluşursa sonradan kat kat geri gelir diye düşünüyorum.
  9. o ilk maaşın heyecanıyla 'ben piyasayı çözdüm' moduna girip kaldıraçlı kriptoya yönelen herkesin sonu genelde aynı: hesapta bir gece kalan paranın sabah buhar olması. sonradan öğreniyorsun ki en iyi ilk yatırım, o parayı yavaşça tanımak ve hatanın ucuzunu erken yapmakmış.
  10. ilk maaşın ilk günü portföye dalıp popüler hisseye ya da o meşhur coin'e tüm parayı gömen bir nesil var; ben de dahil maaş yattığı gibi alıp yirmi gün sonra eksiye düşünce panik satan taraftaydım. aslında ilk maaşla yapılacak en iyi yatırımın acil durum fonu olduğunu iki üç ay sonra öğreniyorsun.