-
bende bu oran hep %10 civarıydı ama geçen sene ons düşerken panikleyip yarısını bozdurmuştum, şimdi geriye dönüp bakınca klasik yatırımcı hatası diyorum kendime. yine de %10-15 arası bir altın payı uyku kaçırmıyor, ne az ne çok.
-
altını portföyün sigortası gibi düşünüyorum. toplam varlığın yüzde 10-15'i bana makul geliyor; ne tamamen kenarda tutacak kadar az, ne de artık hisse ağırlığını bozacak kadar çok. bir ara yüzde 25'e çıkarmıştım, sonra hisse tarafı toparlanmaya başlayınca fırsat maliyeti canımı sıktı.
yine de kötü günde portföyün yüzde 20 düştüğü yerde altının durması psikolojik olarak rahatlatıyor. bence oran kişinin risk iştahına ve ne kadar süredir piyasada olduğuna göre değişmeli; ama hiç altınsız portföy de sanki hayat tercihlerini tek fikre bağlamak gibi.
-
portföyde altın oranını orttırmak için değil, dereceli heybe tutmak için kullanıyorum; %10-15 civarı kişisel konforuma iyi geliyor. altın tek kolon haline gelince ne sapma kontrolü kalıyor ne uyku; sadece olumsuz tarafta zot arayanlara dönüyorsunuz. gramla ons karıştırırsan maliyet manzarası bozuluyor, bir de vergi bAi mesele açıkyakende okunmayan kağıtları okumak zorunda kalırsın.
berberdeki muhabbetvari tavsiyem, rebalansı sabote etmeyin. çıkışta portföyü ele geçirme ayine düşüp tamdıbını altına gömen de, düşüşte söykenip tamamen çıkan da geriye dönüp aynı dersini alıyor. benimle benzer olarak panikleyince dersinden bir süre uzak kaldım, artık mekanik ilerliyorum.
-
benim portföyde altın payı hep yüzde 10-15 bandında takılıyor, ne fazla ne az. ons tarafında hareketlenme olduğunda bu oran sayesinde kafam rahat oluyor ama gram bazında alım yaparken makas farkını gördükçe de sinir oluyorum. yıllar içinde öğrendiğim şey şu: altını sigorta gibi düşünüp ağırlığını sabit tutmak, ne zaman alacağım diye kasmaktan daha huzurlu. düşüşte panikle satanlardansa düzenli ekleme yapanlar daha az pişman oluyor bence.
-
altını sadece kriz sigortası gibi düşününce portföyün yüzde on kapı hakkı tanımak çoğu kişiye mantıklı geliyor; asıl oran zamanla kartopu gibi değişiyor. dolar ve faiz tepkileri birbirine nereli ne zaman dümen kırdığında portföyü dengelediğine çok şahit oldum ama solo oynaması riskli, gram başına bakınca en fazla ucuz kalmış kısmı almak için yer bırakmak lazım. bence sabit oran belirleyip ara sıra tıraşlamak işata en kolay kişisel kural gibi.
-
portföyün ne kadarı altında olmalı sorusuna net cevap yok, herkes risk iştahına göre konuşuyor. ben uzun vadeli kısımda %10-15 bandını makul görüyorum, ne tamamen savunmasız kalıyorsun ne de tüm umudunu sarı metale bağlıyorsun. tabii %30'la oturan da tanıyorum, ons düşünce sessizce portföye bakan. oran değil, o oranı taşıyabileceğin psikoloji belirliyor işi.
-
kendi portföyümde altını yüzde 10-15 bandında tutuyorum, ne tamamen nakitte kalacak kadar cesurum ne de hepsini altına gömecek kadar korkak. gram bazında düşününce bu oran bana hem oynaklıkta sigorta oluyor hem de dolar bazlı bir nefes aldırıyor.
-
portföyümün yaklaşık yüzde onunu fiziki ve bir miktar gram altında tutuyorum, ne fazlası ne azı. altın getirisi endeksle yarışmaz belki ama portföyün sigortası gibi çalışıyor, borsa sert düşerken o sakin kalınca insan rahatlıyor. bir ara yüzde yirmiye çıkarmıştım da reel getiride endeksin gerisinde kaldığımı görünce pişman olmuştum, dengeyi tutturana kadar da taşıma maliyeti can sıkıyor.
-
ben portföyün yüzde on-onbeşini altında tutuyorum, ne tamamen koruma ne de tamamen risk. geçen sene tamdıbını altında tutan arkadaş endeksteki ralliye bakıp iç çekti, altın sadece sigorta değil fırsat maliyeti de.
-
portföyün yüzde 10-15'i kadar altın tutmak bana hep makul geldi, ne tamamen nakitte beklemek ne de hisseye abanmak gibi. tl bazında hesap yaparken altının grup riskini dengelemediğini de acı tecrübeyle gördüm, bu yüzden oranı kafaya göre değil portföyün genel oynaklığına göre ayarlamak lazım.