• bugün (98)
  1. portföyün yüzde onunu altında tutuyorum, ne eksik ne fazla. 2020'de ons altın rekor kırdığında hepsini satmıştım, sonra iki katına çıktı, o acı tecrübe hâlâ aklımda. şimdi düzenli bes katkısı gibi ekliyorum, panik satışı yapmıyorum. (bkz: portföy çeşitlendirme)
  2. bende bu oran zamanla değişti açıkçası, ilk başlarda 'altın ne işe yarar ya' deyip %5 bile vermezdim portföyün içinde. sonra 2021'deki o sert hareketlerde hisse tarafı göçerken altının sakin kalmasını görünce fikrim değişti; şimdi portföyün kabaca %15-20'sini fiziki ve gram altın arasında tutuyorum. yani oran meselesi tamamen risk iştahıyla ilgili, ama sıfır altınla gezen bir portföyün oynaklığını bir düşünmek lazım, benim acı tecrübem o yönde.

    (bkz: fiziki altın mı gram altın mı)
  3. portföyün yüzde onu altında bir altın yüzdesi bana hep makul geldi de bunu enflasyonun yüzde ciksen olduğu yerde mi uyguluyoruz sorusu ciddi bir sorgulama. gram mı duruyor yoksa sadece hesabı mı süslüyor, ona dikkat etmek lazım.
  4. portföyün yüzde onunu altında tutanlardanım, ne tamamen nakitte ne de tamamen hissede olmanın stresini hafifletiyor.

    yine de herkesin risk iştahı farklı, ben tepki olarak değil denge unsuru olarak bakıyorum bu orana.
  5. portföyün yüzde onu civarı altında tutmak bana makul geliyor, ne tamamen nakitte bekleyenler kadar temkinli ne de her şeyi sarı metale gömenler kadar cesurum. yine de yükselişte satmayı beceremediğim için bu oran sessizce yükseliyor, kendi kendime çelme takıyorum.
  6. benim gibi klasik türk yatırımcısı için bu oran genelde ya sıfır ya da yarısı oluyor, ortası pek olmuyor. son iki yılda altının enflasyona karşı duruşu fena değildi ama portföyün tamdıbını oraya gömmek de cesaret işi, dengeyi tutturana alkış.
  7. bir zamanlar yüzde 10 yeter deyip kenara attığına şimdi faizin dibe çakılmasıyla pişman olan çok bu başlıkta; sabit bir oran herkesi bağlar haliyle. endeks ve gelen enflasyon verisini gözleyip oranı ona göre eshetiyorum, göz göre göre uzun süre yönetimi altında tutmak gaflet oldu bizat; bu tarz hamlelerde aceleci olmamak, son hatamı dizginlemek bizzat denemek bana kâr getirdi.
  8. portföyün yüzde onunu altında tutuyorum, ne tamamen nakitte ne de tamamen hissede olmanın verdiği rahatlıkla. gram bazında birikince oranı kendiliğinden dengeleniyor zaten, panik satışı yapmaya gerek kalmıyor.
  9. altını olmayan portföy bence eksik portföydür ama oranı kaçırmak da ayrı bir dert. ben uzun süre sadece hisse ve mevduatta kaldım, 2021'deki o kur şokunda portföyün yarısının buharlaşmasını izledim; sonrasında altının gerçekten "sigorta" işlevi gördüğünü acı bir tecrübeyle öğrendim.

    şimdi toplam varlığın %10-15'i civarında tutuyorum, ne daha fazla ne daha az. çok artırınca getiri baskılanıyor, çok azaltınca da kötü günde hiçbir şey kurtarmıyor. gram mı, altın fonu mu derseniz likidite ihtiyacına göre değişiyor; ben ikisini karışık tutuyorum, ama oranı her çeyrekte gözden geçirmeyi ihmal etmiyorum.
  10. benim gibi korkak yatırımcının portföyünde yüzde yirmi civarı duruyor, çeyrek altınları da sayarsan otuzu buluyor. gerçi enflasyonu görünce insan her ay biraz daha kayıyor, klasik özeleştiri.

    (bkz: gram altın)