• bugün (96)
  1. ikisini de tek başına kullanmak eksik kalmak demek bence, butunlukla bakmak lazim bu kagida. temel analizle şirketi seç, teknik analizle giriş zamanlamasını ayarla, sonra da ekrana bakmayı azalt diyorum ama kendi söylediğimi ben de tutmuyorum.
  2. bu tartışmayı sözlükte her hafta bir daha dönüyor, sonunda herkes kendi yağıyla kavruluyor. temel analiz diyen taraf şirketin bilançosuna, FK'sına, serbest nakit akışına bakıp şaşmam diyor. teknik analizci taraf grafiğin dibe yakınlığını, ortalama kesişmelerini, hacmi seviyor. aslında ikisi de bilançosu bozuk bir hissede perişan olur, beklemediğin zaman havada kalır.

    benim gördüğüm en dayanıklı yaklaşım ikisini birlikte kullanmak: önce temelde değerli bir şirket buluyorsun, sonra teknik olarak tepki veren seviyelerden girip çıkış planı yapıyorsun. yoksa sadece teknikle çizgi takip edersen trend döndüğünde elindeki beyaz sayfa olarak kalır. kendimden biliyorum, uzun vadeli sandığım pozisyon oldu bir günde.
  3. bu tartışmanın sonu asla bitmiyor çünkü iki tarafın konuştuğu dil temelinden farklı. biri şirketin patronunun niyetini, bilanço satırlarını, sektörün büyüme potansiyelini okuyup on yıl sonrasına yatırım yaparken; diğeri grafikteki kırılma noktalarıyla ne kadar sürede alıp satacağını birkaç haftada kurguluyor.

    deneyimli kitlenin çoğu aslında ikisini de aynı portföyde kullanıyor: ana pozisyonu temel analizle taşırken, kısa vadeli giriş-çıkış için teknik analizin gösterdiği hacim ve momentum sinyallerine bakıyor. tartışmanın alevini körükleyen şey ise genelde hangisinin para kazandırdığı değil, kendi stratejisine aşırı inanıp tersini yaptığında zarara katlanmak zorunda kalması.
  4. benim gözümde temel analiz taşıyıcı kolon, teknik analiz ise giriş çıkış için kullandığım bir triger noktası.

    not: bikinisini giyip de bir kez teknik analizden kâr eden çok yazar etti ama devamı gelmedi.
  5. ikisi de yerine göre işe yarıyor ama kendini kandırma kısmı genelde teknikte patlak veriyor; rsi 30 altı diye atlayıp iki ay bekleyen çok tanıdığım var. bilançosuna bakmadığın şirketin grafiği sadece güzel bir çizgiden ibaret kalıyor bence. yoksa burası vahşi batı, her şey manipüle edilebilir; en güzeli kendi tecrübeni bizzat yaşayıp öğrenmek.
  6. uzun vadede tabloyu bilanço ve nakit akışı belirliyor, grafik ancak destek-direnç diye girdiğin yeri süslüyor. ikisini birden kullanan adam daha az hata yapıyor, tek başına çizgi takip etmek acı tecrübe demek.
  7. temel analiz şirketin ne olduğunu, teknik analiz ise piyasanın ona ne yaptığını gösterir; portföyün yarısında temettü, yarısında grafik bakıyorum, hangisi tek başına yetse öbürünü silkinden ben şahsen kazandığım para kadar kaybettim de.
  8. ikisini de kullandım ve dibi şu: temel analiz hangi gemide olduğunu, teknik analiz o geminin hangi yöne gittiğini söylüyor. bir tanesini bırakmak beni ya hikâyesi biten hissede saklı kalmaya ya da rüzgâra kapılıp her gün alıp satmaya götürdü.
  9. banko bir cevabı yok bunun, ikisi ayrı sorulara cevap veriyor aslında. temel analiz kağıdın gerçek değerini, borcunu, kâr beklentisini anlamaya çalışır; orta-uzun vadeli bir pusuladır. teknik analiz ise fiyatın ve hacmin hikâyesine, kısa vadeli döngülere bakar, nereye gittiğinin değil nereden yazının takip eden taraftır. ben önce temel ile kâğıdın seçiyorum, sonra tekniği ile giriş-çıkış zamanlamasını arıyorum. tek başına teknik ile oynayanlar var, tek başına temel ile oynayanlar da var, ikisini birleştirenler uygulamada çoğu zaman daha rahat. hangisi olursa olsun, en stabili disiplinli olan.
  10. ikisini birbirinin alternatifi sanmak yeni başlayanların klasik hatası. temel analiz neyi alacağını söyler, teknik analiz ne zaman hareket edeceğini tahmin etmeye çalışır. benim tecrübem: temelsiz teknik, kumar; tekniği yok sayan temel, sabır testi. portföyünde ikisini birlikte kullanırsan daha az hata yaparsın.