-
teknik analiz giriş çıkışta işe yarıyor ama uçacak hissenin hikâyesini temel analiz veriyor, sadece grafiğe bakıp bilançoyu okumadan aldananlardan biri olmuştum zamanında.
-
bu ikisi birbirini yok eden düşman değil ama insan birine aşık olunca diğerini komple silmek istiyor. temel analiz şirketin ne olduğunu söyler, teknik analiz fiyatın sana ne zaman sıkıldığını fısıldar. benim deneyimim, temel olmadan tekniksiz; teknik olmadan da temelsiz kalmak arası bir yerde duruyor insan. en azından ikisinden de biraz öğrenince piyasa tokat ini en azından rötarla yiyorsun.
-
bir hisseyi almadan önce fabrikasına mantığına bakan adam ayrı, 10 günlük ortalamanın 20 günlüğü kestiği gün dalan adam ayrı; ikisini birlikte yürütenlerin çoğu disiplinli çıkıyor uzun vadede. benim gözlemim, tek başına destursuz teknik uygulayanlar grafikte iki mum görüp kafalarına göre işlem yaptığında hem kendine hem 'sistemim tutmadı' diyor, temel analiz her şeyi çözmüyor ama en azından ayıklama yarısını halleder.
-
aslında soru yanlış sorulmakta bence, ikisi rakip değil, birbirini tamamlayan iki farklı gözlük. temel analiz kağıdın kasası, cirosu, borcu, yönetimi diyor bir anlamda içerik veriyor; teknik analiz ise piyasanın buna verdiği içgüdüsel tepki diyebilirsin bir bakıma.
bende durum şöyle: bilançosu bozuk olduğunu bildiğim kağıdı ne grafik kurtarır yoksa temeli düzgün ama trendin altında ezilen ismi yakalamak için de ayaklarım grafiksiz çalışmıyor. temeli eleyici, tekniği zamanlayıcı olarak kullanmak daha az yanıltıcı geliyor bana. yoksa sadece grafikle işlem yapan adamlar this tarz
hayalet trend peşinden koşarken sonunda hesabının sondaki iki sıfırını silip gelecektir elbet.
-
yıllarca tartışılır ama portföy karnesi bu tartışmayı hızlı bitiriyor aslında. temel analiz nereye gittiğini, teknik analiz ne zaman gideceğini söyler diyenler az çok işi tutturuyor. ikisini birden yapmayıp sadece çizgi çizerek zengin olacağını sananlar genelde hesap sıfırlıyor. hiçbir gösterge temettü getirisini yalan söyleyemez.
-
bu tartışma neredeyse her forumda aynı yere bağlanıyor: teknikçiler grafikte çizgi bulur, temelciler bilanço rakamı bulur, ikisi de diğerine burun kıvırır. bana kalırsa biri hissenin ucuz olup olmadığını söyler, diğeri o ucuz hisseye bir tek alıcının gerçekten bu fiyattan geldiğini gösterir.
yani ideal olan ikisini birlikte kullanmak; temel analizle nagotanı doğrula, teknikle zamanlamayı düzelt. ama gerçeği konuşursak çoğumuz teknik analizi bolca kullanıp kaybedip sonra temelci kesiliyoruz, ben de dahil o gruba.
-
uzun vadede yatırım yapıyorsan bilanço, borçluluk, serbest nakit akışı olmadan hiçbir teknik sinyale güvenmem; kısa vadeli trader isen de trend ve hacim olmadan grafiğe bakmak kendini kandırmak olur. benim tercihim temeli filtreden geçirip teknikle zamanlama yapmak; %100 tek başına ikinci bir disiplin.
-
kâğıdın değerini bilanço mu belirler, grafikte çizilen çizgiler mi diye yıllardır süren tartışma.
bu tarz sorularda cevap genelde ikisinin birleşimi oluyor; temelle hisse seçip teknikle zamanlama yapmak makul görünüyor.
-
bilanço okumayı sevmeyen adam beş dakikada grafiğe bakıp destek attım tradede parayı ikiye katlıyor, huylu bu yüzden ikisine de bakıyorum. saf teknikçi deprem haberiyle tabana yapışınca anlıyorsun ki fiyat sadece çizgiden değil, bilanço ve habercilik gerçeğinden geliyormuş.
-
ikisini de kullanan biri olarak söyleyeyim, temel analiz ne aldığını, teknik analiz ne zaman alacağını söyler, tek başına ikisi de yarım kalır. sadece grafiğe bakıp içi boş şirkete girenler bilanço açıklandığında tabloyu elinde buluyor. sadece defter değerine bakıp ucuz diye alan da fiyatın aylarca boşlukta süründüğünü görüyor. bence temel iskelet, teknik zamanlamadır; yoksa birine körü körüne sarılmak mali tabloyu ya da ekranı okumamak demek.