• bugün (94)
  1. sabah gözünü açar açmaz telefona bakma hali. bir dönem bende de vardı, günde en az yirmi kere kura bakar olmuştum. sonra fark ettim ki kur her hareket ettiğinde ben de bir şey yapmam gerekiyormuş gibi bir hisse kapılıyorum, oysa elimdeki döviz zaten uzun vadeli duruyor. takıntı asıl cüzdanı değil kafayı bozuyor.

    şimdi haftada bir bakıyorum, o bile fazla geliyor bazen. kur sürekli hareket ediyorsa elde tutmak zaten zor, ama her tik'i izlemek de insanı yoruyor. alsat yapanlar belki haklı olabilir ama benim gibi sade birikim yapan biri için ekran başında nöbet tutmanın getirisi sıfıra yakın.
  2. telefonda ayrı bir sekme sadece kur için açık duruyor, gün içinde elli kere yeniliyorum. çoğu zaman aldığım ya da sattığım yok, sadece bakınca rahatlıyorum. baktıkça da almam gereken kararları erteliyorum, çünkü her hareket bir bahane oluyor.

    bu tarz kur takibi zamanla hobiden çok kaygı yönetimine dönüşüyor.
  3. telefonu her açışta önce kur uygulamasına bakmak zamanla refleks oluyor, bende de bir dönem vardı bu hastalık. gün içinde on kere kur kontrol edip sonra hiçbir işlem yapmadığımı fark edince bıraktım. kur zaten kaçınılmaz biçimde haklı çıkıyor, sürekli izlemek kaygıyı büyütmekten başka işe yaramıyor. haftada bir bakmak hem sakinleştiriyor hem de kararları netleştiriyor.
  4. sabah alarmdan önce telefona bakıp kurun yönünü görme alışkanlığı, bir süre sonra yatırım kararı vermekten çok bir tür kaygı yönetimine dönüşüyor. benim portföyün yarısı tl varlıktayken bile günde beş kere kura bakıyordum, sonra fark ettim ki bu takip bana ne alım ne satım kararı kazandırıyor, sadece huzursuzluk katıyor.

    bu tarz günlük kur takibi

    bu tarz takıntılı bakış
  5. sabah gözlerini açar açmaz telefona sarılıp kura bakmakla başlıyor bu iş. bir ara ben de öyleydim, günde on kere ekranı yeniliyordum, sonra fark ettim ki ne kur benim yüzümden değişiyor ne de benim psikolojim bu takibi kaldırıyor. hele bir de gece yarısı bir haber düşüyor, kur sabah bambaşka açıyor, o an anlıyorsun ki takip etmek kontrol etmek değil.

    benim çözümüm biraz salmak oldu: seviyeleri belirleyip alarm kuruyorum, günlük bakıyorum, dakikalık takibi bıraktım. yoksa her ekran yenilemesi insanı ya panikletiyor ya da gereksiz bir özgüven veriyor. işin kötüsü bu takıntı tamamen boşa giden bir dikkat, asıl bakman gereken portföyün dağılımı oluyor ama göz kurdan ayrılamıyor.

    (bkz: kur artışı)
  6. sabah gözünü açar açmaz telefona bakıp kuru kontrol edenlerden biri de bendim, bir ara günde on kere bakar olmuştum. sonra fark ettim ki kur aynı, benim tansiyonum oynuyor, çünkü elimde dolar yokken endişelenmek sadece boşa enerji harcamak.

    hiç pozisyon almadığın bir enstrümanı izlemek tedirginlik ve merakı karıştırıyor, takip etmeyi bırakınca kurun bana hiçbir etkisi olmadığını anladım.
  7. sabah kalkar kalkmaz kur ekranına bakmak zamanla bir ritüele dönüşüyor, farkındayım. portföyün yarısı tl varlıktaysa her 10 kuruşluk hareket günlük ruh halini belirliyor, bu da yatırımı değil kumarı andırıyor. kendime sınır koydum, günde iki kez bakıyorum, o bile fazla bazen. uzun vadede kazanan hep bakmayan oluyor, tuhaftır.
  8. sabah gözünü açar açmaz telefondan kura bakmakla başlıyor bu iş. gün içinde yüz kere yeniliyorsun, her 10 kuruşluk harekette moralin bozuluyor ama elinde döviz varsa da satmıyorsun. sonunda ne mi oluyor, ne kazandığın belli ne kaybettiğin; sadece günlerin sinir harbiyle geçiyor. ben bir ara ekrandan silmeyi denedim, iki gün dayanabildim.
  9. bu takıntı bende de var, günde on kez uygulamayı açmadan duramıyorum. portföyün üçte biri dolarda olduğu için haklı bir takıntı gibi görünüyor ama saat başı bakınca tansiyonum yükseliyor.
  10. telefon her açıldığında önce kur uygulamasına bakma hali. 32'den 29'a düşünce sevinip 34'e çıkınca panikleyen bir sürü insan var, üstelik elinde dolar yok. üç yıl önce portföyün yüzde onu kadar dolar almıştım, o günden beri her sabah ilk işim kura bakmak oldu. sonra fark ettim ki kur bana hiçbir şey katmıyor, sadece uykumu bozuyor.