-
tek cevabı yok ama kabaca bugünkü alım gücüyle asgari 15-20 bin tl aylık gelir hesaplayanlar var, enflasyonu da katarak şişiriyorum. en sağlıklısı bireysel emekliliği görmezden gelmeyip kenara düzenli atmak, yoksa tek kaynak emekli maaşına kalınca iş yaş.
(bkz:
bireysel emeklilik)
-
net bir rakam veremem çünkü değişen şey harcama alışkanlığın ve enflasyon; benim kaba hesabım aylık giderini 25-30 ile çarpıp bir de reel getiri varsayımını üstüne eklemek. gerçek enflasyonu yıllardır hep geriden geldiği için de enflasyona endeksli düşünmek, bir kereye mahsus bir rakam belirlemekten daha gerçekçi.
-
bu sorunun tek bir cevabı yok da, benim kendime sorduğum soru şu oldu: aylık giderimin kaç katı bir portföyüm var. diyelim 500 bin liralık birikim varsa ve aylık 25-30 bin gidiyorsa, temettü ve faiz geliriyle açlık sınırında yaşıyorsun demektir. bu tarz hesaplarda enflasyonu unutmak en büyük tuzak, alım gücü eriyince rakamlar anlamsızlaşıyor.
-
bu sorunun tek bir cevabı yok, ama hesabı yapmadan 'bana yeter' diyerek konfor alanına yatan çok tanıdık var. işe giderken aylık harcamı, emeklilikte üç kaleme ayırmak gerekiyor: sabit giderler, sağlık ve konfor. sabitler için 12 aylık gider tutarı kadar tutup 4% çekim kuralıyla düşünmek mantıklı. yani aylık 35 bin lira sabit gideri olan biri için yaklaşık 10-12 milyon lira ana para toplamı gerekli ki yıllar içinde enflasyon ve vergi ana parayı yakmasın.
türkiye gibi yüksek enflasyonlu ortamda klasik 4% kuralı zayıf kalıyor, reel getiri sağlayan enstrümanlar ana kalem olmalı. emekli maaşı, kira geliri, temettü ve döviz bazlı mevduat gibi birden fazla bacak lazım, tek kazanca güvenilmiyor. plan yaparken sağlık sigortası ve tıbbi harcamaları enflasyon üstü varsayan bir kalemle ayırın. anlamlı bir 'yeterli' rakam, ölüm tarihine göre değil yaşam biçimine göre kurulmalı; kıskaç 65-80 yaş bandını rahat geçmeye izin veriyorsa yeterli demektir, 20 yıl sonraki hayatı garantilemek mümkün değil zaten.
-
bu sorunun tek bir cevabı yok, aylık giderin ve enflasyon olmadan rakam söylemek boş muhabbet.
benim kaba hesabım şu: yıllık giderinin 25 katı birikim iyi bir başlangıç, gerisi yaşam tarzına bakıyor.
-
genel kabul aylık giderin 25 katı birikim diyor ama türkiye'de enflasyon bu hesabı her yıl bozuyor. ben açıkça, kirada olup olmamana ve sağlık giderlerine göre bu rakam tamamen değişir. en kötü tecrübem şu: 2019'da yeterli dediğim tutar şimdi kabaca yarısı bile değil, o yüzden reel getiri ve çeşitlendirme şart.
-
net bir sayı veren biri ya yalan söylüyor ya da bizim enflasyonu görmedi. benim hesabım aylık giderin üstünden gidiyor; kira, sağlık ve mutfak sonrası eline kalan rakam neyse, onun sekiz-on katı bir birikim konuşuluyor. temettü ve faiz geliriyle gideri karşılamak ideal ama tek başına mevduata güvenmek uzun vadede insanı üzüyor.
-
kimse net bir rakam veremiyor çünkü değişken aylık gider ve enflasyon; ama kural basit, beklediğin aylık harcamanın en az 25 katı birikimi hedeflemek makul bir başlangıç oluyor. bugün 5 milyon rahat görünüyor, on yıl sonra aynı rakam eski çek defteri gibi unutulup gidiyor.
-
net bir cevabı yok bunun, yıllık giderinin 20-25 katı var diyen var, aylık giderinin 100 katı diyen de. ben asıl meseleyi yatırım gelirinin enflasyona dayanmasında görüyorum: atıyorum aylık 50bin gelir bugün kabul edilebilir ama 10 yıl sonra kibar bir hediye olur.
25 yıl düzenli biriktiren için reel bazda 5-6 milyon civarı bir sınır var ama tabi bunlar tahmin, garanti değil.
-
yaşam beklentisi, sağlık giderleri ve enflasyon üçlüsü netleşmeden rakam vermek zor. basit kural üç yıllık giderin nakit, geri kalanı getiride durmalı diyor; ama tek kriter aylık giderinin gerçek getiriyle katlanması. bireysel emeklilikte devlet katkısı güzel ama fon getirisinin getirisini belirleyen şey senin seçimin.