-
bu sorunun tek bir doğru cevabı yok aslında. beklenen yaşam süresi, yaşadığın şehir, sağlık giderleri ve alışkanlıklar belirliyor rakamı. sevdiğim bir yaklaşım şu: yıllık giderlerini 25 ile çarpmak ya da aylık harcamanı 300'e bölmek gibi kaba bir çarpan kullanmak. sonra enflasyon ve gerçek getiri varsayımıyla oynayarak senaryolar kurmak. ben de hesabı yaptığımda rakam korkutucu çıkıyor, o yüzden erken birikime devam ediyorum. - ytd.
-
hesap basit aslında; bugünkü aylık giderin 200 binden 300 bine çıktıkça ürkütücü bir sayı çıkıyor ortaya. bireysel emeklilikte 25 yıl biriktirip bugün bakınca gördüğüm tablo, enflasyonun birikimin üzerine bir güzel oturduğu, 3 milyon diye hesaplanan rakamın artık komik kaldığı yönünde.
-
bu sorunun tek doğru cevabı yok, çünkü değişken senin harcaman ve enflasyon. kabaca bir yöntem: yıllık giderinin 25 katı gibi bir hedef koymak; ama türkiye'de enflasyon bu hesabı her yıl baştan yazdırıyor. benim gözlemim, sabit getirili birikim yerine temettü ve reel getiri üreten varlıklarla desteklemek gerektiği; yoksa hesap tutsa da satın alma gücü düşüyor.
-
bu sorunun cevabı harcama alışkanlığına ve enflasyona göre tamamen değişiyor. aylık giderinin en az 300 katı bir birikimi güvenli bölge kabul edenler var, ben onları fazla iyimser buluyorum. önemli olan götürülecek oran, yani her ay portföyün yüzde kaçını harcadığın; bu oran enflasyonun altınca zaten eriyorsun. emekli maaşını sadece tamamlayıcı say, gerçek gelirini temettü ve faizden kurmaya bak.
-
herkes sorunun rakdıbını ararken aslında gider kalemi arancı arıyor; 'beş milyon yeter' diyen de var 'yirmi milyon şart' diyen de, çünkü kimse oturacağı şehri ve sağlık planını konuşmuyor. ben kendi hesabımı yaparken aylık gıda, kira, yol, sağlık gibi kalemleri bugün fiyatıyla listeledim, üstüne tıbbi enflasyon payı koydum.
Kaba bir formül: yıllık giderini çarpı yirmibeş; üstüne bir sene giderini de yastık payı koy. mevduat faizinden hazır yiyen çok var ama enflasyon gerçek getiriyi aşındırır, o yüzden hisse temettüsü, borçlanma senetleri ve küçük altın gibi çeşitlendirmelisin. emeklilikte hayat 'yaş gider doymaz, o da bilinmez' üzerine kurulu; yeteri yok, yeterli farkındalık var sana ait.
-
tek bir doğru sayı yok ama temel mantık aylık giderinin enflasyondan arındırılmış bir katsayısıyla ömür boyu yetecek kadarını biriktirmiş olmak. sağlık masraflarını hesaba katmayan her plan ilk ciddi doktor faturasında ikiye katlanıyor.
-
bu sorunun tek bir cevabı yok çünkü herkesin harcama düzeni, yaşadığı şehir ve beklediği yaşam standardı farklı, ama aylık giderinin en az 20-25 katı bir ana para birçok kişi için makul bir başlangıç noktası olabiliyor. önemli olan enflasyonu hesaba katmak, yoksa bugün yeten para yarın hiç yetmez.
-
bunu soran genelde rakam arıyor ama cevap rakamda değil aylık nakit akışında. bugünkü kira düzeyiyle düşünürsek portföyün yıllık getirisinin enflasyona yenilmesi ihtimali kalkıyor belki ama sağlık giderleri ve ani harcamalar hiç hesaba katılmıyor. çoğu kişi 'otuz yıl yaşarsam' diye plan yapıp ilk kötü yılda planın yarısını yiyor. kendim için baktığımda net durum şu, emekliliği birikim büyüklüğüyle değil kaybı karşılayacak sabit bir gelirle planlamak gerekiyor.
-
hesap yaparken sadece bugünkü harcamaları baz almak en büyük tuzak; enflasyon filan derken 15 yıl sonra aylık 30 bin lira kira ödeyeceğini düşünmek lazım. çocukların masrafı bitmiş olacak diye sevinirken yaşla birlikte gelen ekstraları unutmayın; sağlık harcaması ve bakım masrafı ciddi oranda kalem oluyor. pasif gelir kaynağı olmadan sadece birikime güvenmek genellikle hüsranla sonuçlanıyor; temettü hisseleri işe yarasa da her portföyde risk var. (bkz:
dolar bazlı vadeli mevduat) oturup simülasyon yapmadan bütçe planlaması yapılmıyor.
-
bu soruya tam rakam veren ya hesabı elle tutuyor ya da üç aşağı beş yukarı bir hikâye anlatıyor. tek doğru, çevirin kendi giderine bakmak: her ay kaç lira harcıyorsan, onu on ikiyle çarp, yanına da "altı on yıl yaşarım" değil "otuz yıl idare etsin" diye bir plan koy. hesabı tersinden kurunca karamsar bir tablo çıkıyor, gözümü de korkutmuyor değil.
bir kısmını sabit ve düzenli temettü getiren endeks fonu, bir kısmını devlete bağlı kalan kıymetli döviz değil de mevduat dışı birkaç şey diye ayırmak lazım. tek başına emekli aylığı ile idare eden bugün mutlu ama suyuna tuz katmak için küçük bir takviye şart. enflasyonu hiç hesaptan düşmüyorsan, elindeki rakam yirmi yıl sonra sıfıra gidiyor, bu da başka sıkıntı.