-
bu sözlükte en çok kavga çıkan konulardan biri ve hakikaten insan belli bir yaştan sonra ortada kaldığını görüyor. bende durum şu: uzun vadeli temettü portföyü tutuyorsan temel analiz şart, çünkü senin derdin şirketin defterindeki değer, kısa vadeli gürültü değil. ancak alım-satım zamanlamasında teknik grafikler de işi kolaylaştırıyor, yoksa o gürültüde savrulup duruyorsun.
gözlemlediğim şu: temel analiz ürüne bakıyor, teknik analiz gömleğin ateşine bakıyor. ikisini düşman sanan bence tek başına yatırım yapıyor. ben 2020'de sadece temel veriyle girdiğim bir hissede aylarca maliyetime katlandım, teknik olsaydı belki çoktan çıkardım ama temel veri de sattırmadı. sonuçta neyi hangi vade için kullandığını bilirsen tartışma bitecek bir meseleye benziyor.
-
bunu mutfakla borsa arasında bir benzetmeyle anlatıyorum: temel analiz 'bu işin malzemesi taze mi, borcu ne, nakit akışı nasıl' diye soruyor; teknik analiz ise 'alıcı ve satıcı bugün hangi fiyatta buluşuyor' diye bakıyor. sadece bilanço okuyup grafiğe hiç bakmamak, iyi şirketi kötü zamanda alıp aylarca kıvranmana neden olabilir; sadece grafik çizip bilançoya selam vermemek ise rüzgârla savrulan kâğıtla dolaşmak demek.
benim naçizane düsturum: önce şirketin birkaç yıllık gelir tablosu ve borç yapısına bakıp ortağı olmaya değer mi karar veriyorum, sonra işlem seviyeleri için teknik görünüme ve hacme bakıyorum. ikisinden biri yoksa pozisyonu büyütmüyorum, çünkü acı tecrübe 'keşke şu barı bekleseydim' cümlesini çok verdirdi bana.
-
kimi zaman rasyo, gelir tablosu, fiyat-kazanç ile dipten başlayıp gitmek gerekiyor. temel analiz sana şirketin gerçekten para mı kazanıyor yoksa sadece grafikte mi yükseliyor, onu söyler. mesela düşük pazar değeri/dd ama sürekli zarar açıklayan şirkette temel analiz seni kurtarır.
teknik analiz ise alım-satım zamanlamasını belirlemede işe yarar. ama yalnızca rsi, fibonacci, destek-direnç üzerine yatırım yaparsan o kırmızı-mavi çizgiye takılır kalırsın. bence ikisi birlikte kullanılmalı: etiğim temel analizle sermaye var mı yok mu bakmak, tekniğe doğru seviyeler için başvurmak. sadece birine güvenip de dipte kalan çok tanıdık var.
-
borsada ilk yıllarda teknik analiz daha cezbedici geliyor; çizgiler, formasyonlar, rsi, macd hepsi çok havalı duruyor. ben de öyle başladım, sonra her grafiğin ayrı konuştuğunu, birbirini desteklemeyen sinyallerin can sıktığını fark ettim. teknik tek başına oynanınca sık sık whipsaw yiyorsun, kaldıraç varsa iyice acıtıyor.
temel analiz ise daha yavaş ve sıkıcı ama portföyün omurgasını oluşturuyor: hasılat, favök, borçluluk, nakit akışı, sektör dinamikleri derken aslında neye ortak olduğunu anlıyorsun. bence doğru cevap ikisi de değil, ikisi birlikte: temel ile "ne alıyorum" sorusuna, teknik ile "ne zaman" sorusuna cevap aramak. sadece birine yüklenen ya dipçik yiyor ya trene bakıyor. deneyimle sabit: senelik getiride bir sayıdan diğerine atlasa da sağlam kalan, disiplinli bir karışım.
-
temel analiz şirketin ne olduğunu, teknik analiz kağıdın ne yaptığını söyler aslında. ben ikisini birden kullanıyorum çünkü sadece grafiğe bakıp bilançosu bozuk şirkete girmek acı tecrübeyle öğretti.
-
bu tartışma hiç bitmez ama bence cevap yatırım ufkun ne kadar uzun onunla ilgili. temel analiz şirketin ne olduğunu söyler, teknik analiz kalabalığın ne yaptığını gösterir. ben ikisini birleştirmeye çalışıyorum, temel ile hisse seçip tekniği sadece giriş için kullanıyorum. sadece grafiğe bakıp borç batağında şirkete giren çok kişi gördüm, sonu hüsran oldu.
-
bunu tartışmak futbol taraftarı gibi bir hâle gelmiş, herkes kendi kalesini savunuyor ama maç kimin kazandığı belli değil. temel taraftarı bilançosunda döviz borcu olan şirketin tavana gidişini anlamaz, teknikçi de o borcun ekstre gelene kadar ne yapacağını umursamaz. benim gözlemim ikisi birbirini tamamlıyor: büyük resim temel, giriş-çıkış zamanlaması ise biraz teknik.
acı tecrübe şudur, sadece teknik bakıp temettü verimi yüksek ithal ham madde ithal eden firmayı uçuracak sanırsın, faiz arttığında taban taban erirsin; sadece temel bakıp üç yıl beklediğin hisse dolar bazında yerinde sayar. bu tarz ikilemlerde birine sıkı sarılan genelde tezinin değil egosunun savunucusu oluyor ya.
sonunda ne mi oldu, portföyümü hisse iskeletine göre kurdum ama girişler için grafiğe de baktım. bu tarz disiplin, iyi bir oran-getiri takip defteriyle sürüyor.
(bkz:
sabır en ucuz yatırım aracı)
-
bence ikisi de tek başına yarım; temel analiz neyi alacağını söyler, teknik analiz ne zaman gireceğini. sadece grafiğe bakıp şirketin ne iş yaptığını bilmeyenler temettü günü şaşırıp kalıyor sonra.
-
temel analiz 'ne alıyorum'un, teknik analiz 'ne zaman'alınırın sorusu; ikisini birbirine düşman sananlar genelde üçüncüsünde kaybediyor. ben çoğu zaman temel analizle süzüp tekniğiyle giriş yapıyorum, saf duyguyla bağlanınca ikisi de hikaye.
-
bu soruya net cevap veren ya çok iyi biliyordur ya da hiç bilmiyordur, ikisi de tehlikeli. benim gözlemim temel analiz bilanço, borçluluk ve nakit akışına bakıp şirketin ne olduğunu anlamak; teknik analiz ise piyasanın ne yaptığını takip etmek, ikisi rakip değil tamamlayıcı. sadece
destek direnç çizip temettü verimliliğine bakmayan kişi genelde tepede kalıyor, ben kaldım bir kere.
kendime kural koydum; önce
bilanço okuma öğren, sonra grafiği teyit aracı olarak kullan.