-
zarar kes koymayı öğrenmek aslında bir güvenlik kemeri takmak gibi; aldığın hisse düşerken 'nasılsa döner' demeyi bırakıp, sabırlı olmanın sadece bekleme olmadığını görmek gerekiyor. zamanla panik satışı ile bilinçli çıkış arasındaki farkı anlıyorsun.
-
iki haftalık tecrübeyle söylüyorum, zarar kesi önceden koymayı öğrenmek gerçekten karakter meselesi; birkaç kez plansız girip ekrana bakakalınca insan ister istemez disiplin kazanıyor. neyse ki küçük pozisyonlarla denedim de cebim tamamen boşalmadan ders aldım.
-
başta stop koymak psikolojik olarak 'yenilgiyi peşinen kabul etmek' gibi geliyordu, oysa asıl yenilgi stop koymayıp pozisyonu izlemek. %7-8 seviyesinde bir stop belirleyip ona dokunmamak disiplin istiyor; kaç kere '%2 daha düşsün çıkar' diye stop iptal edip daha kötü bir yerden çıktığımı biliyorum.
-
ilk başlarda her düşüşte 'döner' diye beklerken portföyün yarısını erittim, stop loss koymayı öğrenince hesabın nefes aldığını gördüm. (bkz:
stop loss nedir)
bu tarz disiplin başta can sıkıcı geliyor ama sonra alışkanlığa dönüşüyor.
-
bunu öğrenmenin en pahalı yolu öğrenmemek, ben ilk büyük zararımı stop koymadığım için yedim. kağıdı aldığın gün 'şu fiyatın altında satarım' diye bir seviye belirle, sisteme gir ve ekranı kapat; sonradan 'biraz daha bekleyeyim' demek zararı katlıyor.
-
zarar kes koymadığım her pozisyonda sonunda oturup ona dua ettim, ilk dersim küçük zararı kabullenmenin büyük zarardan çok daha kolay olduğuydu. hâlâ bazen 'toparlar' diyip emri siliyorum, o an da hesaba gerçek bir ders yazılıyor.
-
bunu öğrenene kadar her düşüşte 'nasılsa döner' diyerek portföyün yarısını erittim; artık pozisyon açar açmaz zarar kes seviyesini yazıyorum, dcı planı yoksa işlem de yok.
-
bunu öğrenene kadar birkaç pozisyonu "döner nasılsa" diye tutup portföyün yarısını erittim; artık her alımdan önce zarar kes seviyesini belirliyorum. mekanik bir disiplin gibi, duygusal karar vermeyi tamamen devre dışı bırakıyor.
-
bunu öğrenmek yıllar aldı, itiraf edeyim. ilk zamanlar her düşüşte 'nasılsa döner' diye bekliyordum, dönen de oldu dönmeyen de girdi portföye kalıcı misafir olarak. sonra fark ettim ki zarar kes, kaybetmeyi engellemiyor sadece kaybın boyutunu kabul edilebilir seviyede tutuyor. yüzde 5-7 bandında bir seviyeye emir girip koltuğa yaslanmak, ekrana yapışıp panik satışı yapmaktan çok daha sakin bir hayat.
(bkz:
zarar kes emri nedir)
-
zarar kes koymayı öğrenmek başta bir disiplin meselesi gibi geliyor ama aslında tamamen kabulle ilgili; her pozisyona girerken kendine 'yanlışsam nerede yanlış olduğumu kabul edeceğim' sorusunu sormadan giriyorsan o emir de bir yere kadar dayanıyor. ben ilk zamanlar stop'u her düşüşte aşağı çekerdim, sonuçta öğrendim ki iptal edilen her stop yeni bir kötü alışkanlık oluyor.