• bugün (94)
  1. ilk zamanlar her düşüşte 'toparlar ya' diye diye portföyü yarıladım, sonra acı acı zarar kes emri koymayı öğrendim. o emri koymak kolay da, fiyat o seviyeye gelince satmasına izin vermek zor. çoğu yatırımcının derdi zarar kes koymamak, benim derdim koyduğum yerin gereğini yapmak.
  2. portföyde en zor öğrenilen şey almak değil, satmayı bilmek. zarar kes emri koyunca insan kendini kısıtlanmış gibi hissediyor ama aslında tek yaptığı, bir sonraki kararı duygusal değil mekanik vermek. kademeli koymak lazım bu tarz bir seviyeyi kırarsa çık, tepki verirse tut. ben ilk denemede sürekli emri aşağı çekip durdum, sonra da bu tarz bir huyun bedelini portföyde gördüm. şimdilik kurala uymak sıkıcı ama acı tecrübeden ucuza geliyor.
  3. bunun eğitimi borsada bir kere portföyün yarısını masada bırakınca başlıyor maalesef. önce ekranı kapatıp 'düşerse daha çok alırım zaten' naraları, sonra o hisse altı ay boyunca toparlamıyor. artık her alıştan önce stop seviyesini not defterine yazıp giriyorum, ekran başında sinir harbine girmekten kurtarıyor.
  4. portföyü yeşilden kırmızıya düşen herkesin bir noktada öğrendiği ama genelde çok geç öğrendiği şey. zarar kes emri koymayı öğrenmek aslında bir nevi kendine "burada kaybetmeyi kabul ediyorum" demeyi öğrenmek. ilk başta insanın gururuna dokunuyor, sanki hisse beni izliyormuş gibi düşünüyorsun ama grafiklere baktığında kimsenin seni umursamadığını fark ediyorsun.

    tecrübeden söylüyorum, zarar kes koymadığın pozisyon yüzde on beşi görünce "bir geri döner" diyorsun, elliyi görünce "artık çok geç" diyorsun. o yüzden emri baştan koymak, ekran başında karar vermekten çok daha kolay. duyguyu devreden çıkaran tek mekanizma bu, gerisi hikaye.
  5. stop-loss koymayı öğrenmek borsadaki en pahalı derslerden biri, ilk zararı sineye çekmek sonraki üç zarardan kurtarıyor. ben hâlâ %7 kuralına uymaya çalışıyorum ama o 'belki döner' sesi hiç susmuyor.
  6. bunu öğrenmek için önce birkaç kez zarar kes koymayı unutup piyasada kalakalmak gerekiyor galiba. kol kesmek başta gurur meselesi gibi geliyor ama hesabın dibini görmekten iyidir, zamanla oturuyor.

    en büyük zorluk emri koymakta değil, onu sürekli aşağı kaydırmamakta. her seferinde dibi görsün döner diye emri iptal edince öğreniyorsun, o zaman gerçekten içselleşiyor. stop seviyeni işlem girmeden önce belirlemek bir alışkanlık haline gelene kadar canı yanıyor maalesef.
  7. ilk başlarda zarar kes koymak küçümsenecek bir şey sanılıyor ama hesaptaki büyük kayıpların çoğu o emri koymayı unuttuğum günlerden geliyor. çok değil portföyün yüzde sekizini kaybettiğim o haftadan sonra her alımda önce zarar kes seviyesini yazıyorum, sonra hisseyi alıyorum.
  8. portföyü yeşil görmeye o kadar alışmışım ki ilk büyük düşüşte elim dondu kaldı, stop koymadığım için zarar büyüdükçe büyüdü. sonradan öğrendim ki zarar kes aslında korkaklık değil, sadece hesabına sahip çıkmak.
  9. yıllarca
  10. portföyde üç kağıt varken öğrenmekten kolayı yok, kırmızı rakama bakıp 'nasıl olsa döner' demeye devam edersen halbuki ceza daha da büyüyor.

    (bkz: stop-loss nedir)