-
portföyü kırmızı görünce "nasılsa döner" diye bekleyenlerden biriydim, sonra bir arkadaşım hisse başına %8 stop koyarak zarar kes emri disiplinini gösterdi ve farkını gördüm. şimdi her pozisyona girerken seviyeyi işaretliyorum, panik satışından çok daha az yıpratıcı oluyor.
-
portföyde en çok acıtan şey zararı kabullenmek oldu, emir koymak aslında işin kolay kısmı. stop seviyesini gün içi oynaklığa göre ayarlamak lazım, yoksa her normal geri çekilmede stop oluyorsun. kendimden biliyorum, ilk denemelerde stopu çok sıkı koydum ve hisse sonra toparladı, ben kenardan izledim. artık pozisyon açarken zarar kesi de aynı saniyede planlıyorum.
-
zarar kes koymayı öğrenmek, matematikten çok psikoloji işi; seviyeyi belirlemek kolay da tuşa basmak zor. ben de ilk başta 'döner nasılsa' diye bekleyip her seferinde daha dipten satmak zorunda kaldım.
-
zarar kes koymadığım her pozisyon, ekran başında saatlerce 'toparlar belki' diye beklediğim bir kabusa dönüştü. sonradan öğrendim ki asıl mesele emri koymak değil, koyduğun seviyeye geldiğinde korkmadan uygulayabilmek.
-
ilk zamanlar stop-loss koyunca sanki piyasa beni izliyormuş gibi hemen sıyırıp yukarı gidiyordu, sonra fark ettim ki mesele yeri yanlış seçmekmiş.
(bkz:
zarar kes seviyesini destek noktasına koymak)
-
zarar kes öğrenmek portföy korumakla ilgili değil disiplinle ilgili; koyduğun seviyeyi gördüğünde sil tuşuna basmamak için irade gerekiyor. 40 binlik hesapta stop uygulamaya başladıktan sonra kaybım 12 bin liradan 3 bin civarına indi, acı tecrübeyle sabittir.
-
ilk defa stop-loss koyduğumda vicdanen rahatsız olmuştum sanki sattığım hisse beni sekiz köşe oluyordu. sonra kâğıt %40 düşünce tek bir kalemde eridi, anladım ki zarar kes koymak zayıflık değil, kendine yapılan bir iyilik. her pozisyon açarken stop seviyeni belirle ve noktayı da seans ortasında değiştirme. emir tetiklendiğinde hisse hemen düşmeye başlar diye düşünme, bazen sattıktan sonra da düşer, ahsen var burada da bir kader meselesi yok.
pratik şu: destek, atr ya da pozisyon büyüklüğü, hangi yöntemi seçersen seç, stop hesabı pozisyon açmadan önce yapılmalı. sonradan "ne olacak ki" diyip seviyeyi aşağı çekmek kumar oluyor. diklere yıllar içinde çok hisse girdi, özeleştiri: en büyük zararlarım miras kesmediğim o hoppp pozisyonlardan geldi. eskiden kapana kısılan ben değilim, şimdi bir kağıda girmeden önce nereye kadar dayanacağımı yazıyorum duvara.
-
bu alışkanlığı otuzunda öğrenen biri olarak söylüyorum, zarar kes emrini her seferinde kalın kolan ile manuel geçirip sonra 'bugün kapanır belki' diye tutan tarafın sana bakan yüzü çok tanıdık. o tek ekran hareketi kafan rahat tutmak için bir sigortadır, karlı görünür durumdaysa bile ileri gidersin diye koymak faydalı.
Kayıt tutmak bana en çok yarar: koyacağın seviyeyi işlem öncesinde yazıp 'bunu orduma sok dedim' diyerek kağıda geçirmek, ıslatan türbülansında kararın sallanmasını önlüyor. zarar kes emrini öğrenmek demek; işleme girmeden önce kaybetme senaryonu somutlaştırmak, sonra eline geçen sinyali sanalda beklemek.
-
bunu öğrenmek için önce birkaç kez zarar kes koymadan izlemek gerekiyor, acı tecrübe şart yani. ben ilk denememde "döner nasılsa" diye beklerken portföyün yarısını erittim. sonra fark ettim ki zarar kes koymak korkaklık değil, pozisyon yönetimi. artık her alışta otomatik bir seviye giriyorum, uyku kalitem bile değişti.
(bkz:
stop loss)
-
ilk zararda 'belki döner' diye beklemek yerine belli bir seviyenin altında ses çıkarmıyorum, özellikle kaldıraçlı pozisyonda açık kalmsı insanı batırır. büyük kayıplarını hatırlayın: stopajlı etf getirisi, yetmeyen kredi taksidi, pişmanlık; o yüzden kuralı baştan koymak lazım.