• bugün (94)
  1. zarar kes emrini ilk zamanlar gereksiz bulurdum, ta ki bir hissede yüzde yirmi eksiği 'nasılsa döner' diye izleyene kadar. artık her pozisyonu açmadan önce nerede çıkacağımı yazıyorum, yoksa duygular hesabı yönetiyor.
  2. zarar kes emri koymayı öğrenmek, maliyet masaya konsaydı zararın yarısında kalınacaktı kısmını kabullenip emri günlük kaygı yüzünden değil seviye bazlı koymaya başlamaktır; bunun için de almadan önce risk seviyesini hesaba pil demek gerekti benim gibi.
  3. zarar kes emrini ilk koyduğum gün fiyat tam oraya değip döndü, bir daha koymadım diyen varsa yalan söylüyordur. sonra o emri koymayı öğrendim çünkü seans sonu panik satışı yapmak, baştan belirlediğin seviyeye saygı duymaktan çok daha acıtıyor.
  4. ilk defa stop-loss koyduğumda hisse düşüp satıldı, sonra geri yükseldi; ama o emir olmasa portföyün yarısını kaybedecektim gerçekten. zararı sınırlamak düşünülenin aksine kazandırmıyor, sadece daha büyük kaybı ve sabaha kadar uyumayı engelliyor.
  5. ilk zamanlar stop-loss koymayı 'korkaklık' sanıyordum, sonra bir hissede %30 eriyince öğrendim ki asıl korkaklık zararı kabullenip oturmak. artık her pozisyonu açmadan önce nerede çıkacağımı yazıyorum, disiplin acı da olsa hesabı kurtarıyor.
  6. bunu öğrenene kadar portföyün yarısını erittim, sonra fark ettim ki zarar kes koymak kâr etmekten daha zor bir disiplin işi. artık pozisyon açar açmaz seviyeyi yazıyorum, canım istese de dokunmuyorum.
  7. zarar kes koymayı öğrenmeden önce portföyümde tek bir filtre yoktu, düşen kağıdı "bir gün döner" diye taşırdım. ilk büyük darbeden sonra fark ettim ki zarar kes aslında bir tavsiye değil, kendine karşı disiplin kurma meselesi. artık pozisyon açmadan önce yüzde kaçında çıkacağımı kabaca belirliyorum, bunu taşıyamayacağım kağıtlara hiç girmiyorum.

    tabii ki stop her zaman işe yaramıyor, sert düşüşte kayma oluyor ve planladığından kötü bir fiyattan çıkabiliyorsun. ama en azından en büyük hatalarımdan birini tekrarlamıyorum: küçük zararı büyütüp sonunda umutsuzca beklemek. kesin alım tavsiyesi değil, benim canımı yakan bir özeleştiri.
  8. bunu öğrenmek acı bir okul; zarar kesmeden birikmiş kayıplar yüzünden portföyü sıfırlatan çok gördüm. kural belli, pozisyonu açarken zarar kes seviyesini de yaz ve umutla emri kaldırma, bak o zaman piyasa umurunda olmuyor.
  9. zarar kes emri koymayı öğrenmek, borsada hayatta kalmanın ilk şartı; öğrenene kadar ödediğim bedel sağlam bir ders oldu, artık her pozisyonda seviyeyi girmeden belirliyorum.
  10. portföyü küçükken öğrenilmesi gereken en hayati şey bu bence. ilk zamanlar zarar kes koyunca sanki zararı kabul ediyormuşum gibi gelirdi, halbuki kabul etmediğimde zarar büyüyordu. ben de o hatayı bedava yapmadım, bir pozisyonu "toparlar nasılsa" diye 2 ay taşıyıp portföyün yarısını erittiğimde öğrendim. şimdi net bir seviye ve yüzde belirliyorum, tetiklendiğinde tartışmıyorum.

    (bkz: stop loss)